YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5347
KARAR NO : 2007/5110
KARAR TARİHİ : 11.12.2007
MAHKEMESİ : … İcra Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık …’ın 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337. maddesi uyarınca 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına dair, … İcra Mahkemesinin 20.10.2006 tarihli ve 2005/1603 esas, 2006/1660 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 15.10.2007 gün ve 52091 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 21.11.2007 gün ve K.Y.B.2007/235032 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre; tebliğnamede suç tarihine göre borçlu sanığa idari para cezası verilmesi gerekirken on gün disiplin hapsine karar verilmesinin isabetsizliği ileri sürülerek kanun yararına bozma isteminde bulunulmuş ise de, borçlu sanığa isnat edilen mal beyanında bulunmamak eyleminden suç tarihinin 28.5.2005 olduğu, yapılan yargılama sonunda 20.10.2006 gününde borçlu sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, hüküm tarihinden itirazı inceleme tarihine kadar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/6.maddesinde öngörülen altı aylık asli zamanaşımı süresi dolduğu gözlenmekle bu konuda tebliğname düzenlenip düzenlenmemesi hususunda gereğinin takdiri için tebliğnamenin iadesinin uygun olacağı düşünülmüştür.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğnamenin anılan sebeple İADESİNE, 11.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.