Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/5431 E. 2007/5451 K. 28.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5431
KARAR NO : 2007/5451
KARAR TARİHİ : 28.12.2007

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 141 ada 1 parsel sayılı 9055,60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı … tarafından davalı … aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında …, çekişmeli taşınmazda kendisinin de payı bulunduğu iddiasına dayanarak davaya katılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacı ve müdahilin davalarının kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin tamamı 640 pay kabul edilerek 160 payının …, 40 payının …, 40 payının davacı … mirasçıları, 400 payın da … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar ve müdahilin de payının bulunduğu, davalı tarafın dava tarihine kadar tek başına zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığı belirlendiğine göre davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, taşınmaz üzerinde kadastro tespitinden önce davalı tarafından yapılan muhdesat bulunduğu, ayrıca yine beyanlar hanesinde “3303 sayılı Yasa’nın 3.maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işleme faaliyetlerine müdahale edilmez ve bundan doğacak zararlardan mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz” şerhi bulunduğu ve bu şerh aleyhine açılan bir dava da bulunmadığı halde hüküm kurulurken mahkemece muhdesat hususunda hüküm kurulmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesi uyarınca, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre çekişmeli parsel üzerinde bulunan ve davalı tarafından yapıldığı belirlenen tek katlı kargir evin davalı tarafa ait muhdesat olarak gösterilmesine, yine “3303 sayılı Yasa’nın 3.maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işleme faaliyetlerine müdahale edilmez ve bundan doğacak zararlardan mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz” şerhinin de beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmesi gerekirken bu yönden hüküm kurulmaması isabetsiz olup, davalının temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.12.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.