Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/5659 E. 2007/5384 K. 26.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5659
KARAR NO : 2007/5384
KARAR TARİHİ : 26.12.2007

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 157 ada 132 parsel sayılı ve 160 ada 113 parsel sayılı 28.736.68 ve 7929.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, çekişmeli 160 ada 113 parselin davacı adına, 157 ada 132 parselin tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 157 ada 132 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 160 ada 113 sayılı parsele yönelik Hazine vekilinin temyizine gelince; mahkemece çekişmeli parselin tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği kabul edilmiştir. Ancak; çekişmeli parsele komşu tüm parsellerin tutanakları celp edilmemiş, kuzeydeki dereden sonraki parsellerin nitelikleri hususunda mahkemece herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Ziraat bilirkişisi taşınmazın mera olmadığını, kuzeydeki dereden sonra mera bulunduğunu belirtmiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taşınmazın bulunduğu yerde mera tahsis çalışmaları yapılıp yapılmadığı sorularak saptanmalı, mevcut ise mera tahsis kararları, ekleri ve haritaları ile toprak komisyonunca dağıtım yapılmış ise buna ilişkin belirtmelik tutanakları ve haritaları getirtilmelidir. Tüm belgeler toplandıktan sonra, mahallinde yeniden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuru ile keşif yapılmalı, toprak komisyonu belirtmelik tutanakları, mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, taşınmazın niteliği, intikali ve tasarrufu hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, çevre parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanağa aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat mühendisleri arasından seçilecek uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmazın toprak yapısı incelettirilerek gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir harita ve rapor düzenlettirilmeli, taşınmaza ilişkin mahkemenin gözlemi keşif zaptına yazılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.