Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2007/576 E. 2007/491 K. 02.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/576
KARAR NO : 2007/491
KARAR TARİHİ : 02.03.2007

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 136 ada 75 parsel sayılı 8.479.41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 136 ada 75 parselin fen bilirkişisi raporunda (A) ile gösterilen 5.731.03 metrekarelik kısmının davacılara ait 136 ada 76 parsel ile birlikte toplam 8.494.38 metrekare olarak 76 parsel numarası ile davacılar adına tesciline, 136 ada 75 parselin (B) ile gösterilen 2.748.38 metrekarelik kısmına ilişkin davanın reddine, tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazinenin temyizi dava konusu 136 ada 75 nolu parselin fen bilirkişisi raporunda (A) ile gösterilen 5731.03 metrekarelik bölümüne yöneliktir. Mahkemece bu bölüm üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz Kızılırmak kenarında olup zilyetlikle iktisap koşullarının değerlendirilebilmesi için öncelikle kıyı-kenar çizgisinin belirlenmesi gerekir. 28.11.1997 tarih 1996/5 esas, 1997/3 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi kural olarak mülkiyet hukuku yönünden kıyı-kenar çizgisinin belirlenmesi görevi adli yargıya aittir. Ancak, 3621 sayılı Kanun’un 9. maddesi gereğince idare tarafından kıyı-kenar çizgisi belirlenmiş ve yazılı bildirime rağmen yasal süresinde idari yargıya başvurulmaması nedeniyle yargı yolunun kapanmış olması veya idari yargı tarafından verilip kesinleşmiş karar bulunması durumlarında bunlara uygun şekilde kıyı-kenar çizgisinin saptanması gerekir. Mahkemece içtihadı birleştirme kararında belirtilen yönde araştırma ve inceleme yapılmadan 29.5.2006 günlü yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle temyize konu taşınmaz bölümü yönünden hükmün BOZULMASINA, 2.3.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.