YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/995
KARAR NO : 2007/921
KARAR TARİHİ : 26.03.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 19 parsel sayılı 3173.46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine tapusunun çekişmeli taşınmazı kapsamadığı, zilyetlikle iktisap şartlarının davalı yararına gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece davacı Hazinenin delil olarak ileri sürdüğü tapu kaydının dayanağını oluşturan kamulaştırma evrakları ve krokisi ile tapunun krokisi dosya içine getirtilmemiş, fen bilirkişi marifetiyle yapılan keşifte yöntemince kamulaştırma krokisi ile kadastro krokisi çakıştırma yapılarak zemine uygulanmamış, zilyetlikle iktisap şartlarının davalı yararına oluşup oluşmadığı yöntemince araştırılmamıştır. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşmak için öncelikle davacı Hazinenin delil olarak ileri sürdüğü tapu kaydının dayanağını oluşturan tüm kamulaştırma evrakları ve krokisi ile tapunun krokisi, ayrıca tüm komşu parsel tutanakları ve dayanakları olan kayıtlar getirildikten sonra uzman fen bilirkişi marifetiyle yapılacak keşifte kamulaştırma haritası ile kadastro haritası çakıştırma yapılarak zemine uygulanmalı, Hazine tapusunun krokisi kapsamında kalan taşınmaz bölümünün davacı Hazine adına tesciline karar verilmesi gereği düşünülmeli, yapılan keşif sonucunda taşınmazın bir kısmı veya tamamının tapu kaydı kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde ise zilyetlikle iktisap şartlarının davalı yararına gerçekleşip gerçekleştirilmediği araştırılmalı, bu kapsamda yerel bilirkişi ve tanıkların beyanlarını denetlemek için komşu parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlardan faydalanılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.3.2007 gününde oy birliği ile karar verildi.