Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/10098 E. 2009/1240 K. 05.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10098
KARAR NO : 2009/1240
KARAR TARİHİ : 05.03.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 202 ada 23 parsel sayılı 2405,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tescil ilamı ile oluşan tapu kaydı nedeniyle davacı … adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde 202 ada 23 sayılı parselin yüzölçümünün 2555,81 metrekare olması gerektiğini, tapuda kayıtlı taşınmazının bitişiğinde bulunan 541 metrekarelik …’den ayrıca satın aldığı bölümün ise ada ve parsel numarası verilmeksizin yol ve park alanı olarak ayrıldığını öne sürerek bu bölümün adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının davalılar …, … , … ve … aleyhine açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açtığı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine ve fen bilirkişisinin 26.11.2007 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen ve kadastro paftasında yol ve park olarak belirtilen 381.98 metrekarelik bölümünün davacıya ait 202 ada 23 sayılı parsele eklenerek 23 sayılı parselin 2787,97 metrekare yüzölçümü ile davacı … adına tesciline, raporda (B) harfi ile gösterilen 55.50 metrekarelik bölüm hakkındaki davanın reddine, karar verilmiş hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu yapılan ve kadastro tesbiti sırasında yol ve park olarak gösterilen ve hakkında tutanak düzenlenmediği anlaşılan yer hakkında hüküm kurulmuş ise de, Kadastro Mahkemelerinde davanın görülebilmesi için davaya konu olan taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması zorunludur. HUMK’nun 7. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, bu hususun re’sen gözetilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece davanın görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli genel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.