Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/10174 E. 2009/4074 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10174
KARAR NO : 2009/4074
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 54 parsel sayılı 891.129,25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Davacı … , yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 36.052 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tamamı 10.000 hisse hesabıyla 5.270 hissesinin davacı …, 4.730 hissesinin ise Hazine adına tesciline, taşınmazın geriye kalan 856.076,93 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazinenin aşağıda yazılan hususlar dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinilebilecek taşınmaz miktarı sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönümdür. Çekişmeli taşınmaz kuru toprak vasfındadır. Davacı adına zilyetlikten kuru toprak vasfında 81.000 metrekare yüzölçümünde taşınmazın tescil edilmiş bulunduğu anlaşılmakta olup bu husus mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda davacı adına tescile karar verilebilecek taşınmaz miktarı 19.000 metrekaredir. Davada Hazine, davacının hak talep ettiği taşınmaz bölümünün mera olmadığı ve tarla vasfıyla adına tescili istemiyle yani bağımsız hak talebiyle davaya katılmış değildir. Hakim, taleple bağlı olup talepten fazlasına yada başka bir şeye karar veremez. Hal böyle olunca mahkemece çekişmeli taşınmazın 19.000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile bu bölümün davacı adına tesciline, çekişmeli taşınmazın geriye kalan bölümünün ise tesbit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar vermek gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu hisselendirme yapılarak hüküm tesis edilmesi doğru değildir. Davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.