Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/10370 E. 2009/4043 K. 09.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10370
KARAR NO : 2009/4043
KARAR TARİHİ : 09.06.2009

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında kooperatif aidat borcunun tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının birikmiş aidat borcunu ödemediğini, başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, önce icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş, esasa ilişkin ise müvekkilinin borçlu olmadığını savunmuş, %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece, davalının kooperatife 1.410,00-YTL aidat ve 11.638,00-YTL gecikme faizi borcunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan meblağ toplamı üzerinden itirazın iptali ve takibin devamına, % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava kooperatif aidat borcunun tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; Mayıs 2006 takip tarihine kadar aylık % 15 gecikme faizi üzerinden işlemiş faiz hesaplanmıştır. Oysa dosya içinde yalnızca 2000, 2001 ve 2002 yılları genel kurul tutanakları bulunmaktadır. Kural olarak, sonraki genel kurullarda yeni bir faiz oranı belirlenmedikçe, daha önce belirlenen gecikme faizi oranı sonraki yıllarda da uygulanacaktır. Bu nedenle 2002 yılından sonraki genel kurul tutanakları getirtilerek, bu husus incelenmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, 24.02.2001 tarihli genel kurulda, 31.12.2000 tarihi öncesinden doğan alacaklar için gecikme faizinin alınamayacağı şeklinde karar alınmış olup, davalı vekilince şerefiye bedelinin 2000 yılına ait olduğu savunulmuş olduğu halde davacının 2000 yılı ve öncesine ait gecikmiş ödemesinin bulunup bulunmadığı ve anılan genel kurul kararına göre 2000 yılı ve öncesinden kalan alacaklar için gecikme faizi hesaplanıp hesaplanmadığı konusunda açıklık içermeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verilmiş olması da isabetsiz,temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 09.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.