YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1136
KARAR NO : 2008/1438
KARAR TARİHİ : 11.03.2008
MAHKEMESİ : … 2. İcra Mahkemesi
Taahhüdü ihlal eyleminden borçlu …’ın 2004 sayılı İİK’nun 340.maddesi gereğince 1 ay hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına dair, … 2.İcra Mahkemesinin 22.02.2007 tarihli ve 2006/4463-2007/377 sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine Adalet Bakanlığından verilen 26.12.2007 … ve 65622 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 21.01.2008 … ve K.Y.B:2008/5731 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerini de kapsar şekilde rakamsal olarak belirlenmesi gerektiği, dosyaya konu taahhüdün anılan şartları taşımadığı anlaşılmasına göre, geçerli bir taahhüdün şartları oluşmadığı halde beraat kararı yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçlu sanık hakkında … 3.İcra Müdürlüğünün 2006/24782 esas sayılı dosyasında yapılan takip sırasında 22.11.2006 tarihinde icra memuru huzurunda alacaklı vekilinin kabulüyle düzenlenen tutanakta borç miktarı olarak 14.090.00 YTL olarak gösterildiği, tutanağın beyan kısmında da borçlunun “ben dosya borcunun tamamını 23.11.2006 tarihinde ödemeyi kabul ve taahhüt ediyorum” şeklinde taahhütte bulunması ödeme emrinin borçluya tebliği ile haciz işlemi arasındaki sürenin kısa olması ve ödeme emrinde asıl alacağın 13.000.00 YTL, olup, faiz tazminat ve komisyon ilaveleriyle 14.090.00 YTL olarak gösterilmesi karşısında, taahhüt tutanağında borcun ferileriyle birlikte gösterildiğinin kabulü gerekmektedir. Zira tutanakta borç miktarı gösterilmiş borçlu da “dosya borcunu” demek suretiyle 14.090,00 YTL’nı kastettiği açıktır.
Her ne kadar suç tarihi itibariyle üç aya kadar tazyik hapsi cezası verilmesi gerekirken bir ay hafif hapis cezası verilmesi kanuna aykırı ise de, tebliğnameye bağlılık kuralı gereğince bu konuda değerlendirme yapılmasından uzak durulmuştur.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğname yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.3.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.