YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1657
KARAR NO : 2008/2119
KARAR TARİHİ : 03.04.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle: “Dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yapıldığı anlaşılan, Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarına ait belgeler ile komşu taşınmaz dayanağı kayıtlar dosya içine getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak uygulama yapılması, taşınmazların öncesinin mera olup olmadığı hususunun belirlenmesi, uygulamada komşu parsel dayanağı kayıtlardan da yararlanılması ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen belgesizden edinme sınırlaması gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli 5264, 5516, 5530, 5531 ve 5532 parsel sayılı taşınmazların hisseleri oranında … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden ve taraflar arasında önceki kararlar ile temyiz edenlerin sıfatına göre oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmeden hüküm kurulmuştur. Bozma kararına uyulmakla, bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi ile taraflar arasında yargılamanın önceki aşamalarında oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmesi zorunludur. Çekişmeli taşınmazların tespitleri 766 sayılı Tapulama Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu 1977 yılında yapılmıştır. Çekişmeli 5264 ve 5516 parsel sayılı taşınmazlar, 5263 parsel sayılı taşınmaza uygulanan ve mera okuması nedeniyle gayrisabit sınırlı 1937/559 tahrir numaralı vergi kaydının miktar fazlası olarak mera olarak sınırlandırılmak suretiyle; 5530, 5531 ve 5532 parsel sayılı taşınmazlar, 5224, 5232 ve 5254 parsel sayılı taşınmazların tespit tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre 20 dönüm ve 50 dönüm miktar fazlaları olmaları nedeniyle tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacıların murisi, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle yararına edinme şartlarının oluştuğu iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacı … mirasçıları adına tescile karar verilen çekişmeli taşınmazların toplam miktarı 479.000 metrekaredir. Tespit sırasında belgesiz olarak … adına tespit edilen 5224, 5232 ve 5254 parsel sayılı taşınmazlar ile belgesiz taşınmazların toplam miktarı 529.000 metrekare olmaktadır. Tespit tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanunu ve sonradan yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na göre davacıların belgesizden edinebilecekleri taşınmaz miktarı tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Ayrıca; 10.9.1979 tarihli ilk kararda çekişmeli 5264 ve 5530 parsel sayılı taşınmazların kısmen davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş olması ve kararın sadece Hazine tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, Hazine adına tesciline karar verilen bölümler yönünden usuli müktesep hak oluşup oluşmayacağı hususu da tartışılmamıştır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; çekişmeli 5264 ve 5516 parsel sayılı mera olarak sınırlandırılmak suretiyle tespitleri yapılmış taşınmazlar yönünden dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının davada yararı olmayan ve komşu köylerde oturan kişiler arasından seçilmesine dikkat edilerek, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve sağ olan belirtmelik bilirkişileri hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, mera olup olmadıkları, kimin tarafından ve hangi tarihten beri ne surette kullanıldıkları, toprak tevzi çalışmaları sırasında bu taşınmazlarla ilgili ne gibi bir işlem yapıldığı, belirtmelikte ne surette belirtildikleri, tapuya bağlanıp bağlanmadıkları, bağlanmamışlarsa nedenleri ile, bağlanmışlarsa kimlerin adına tapu oluştuğu, komşu parsellerin dayanağını oluşturan kayıtların çekişmeli taşınmazlar yönünü ne okudukları gibi hususlar tek tek olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, gerek duyulması halinde sağ olan belirtmelik bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmeli, tespit tutanaklarına aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalı; keşfe katılacak ziraatçi bilirkişi heyetinden taşınmazların tarımsal niteliklerini ve tespit günü itibariyle zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadıklarını bildirir keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık beyanları ile yapılacak kayıt uygulamalarını denetlemeye olanak verir ayrıntılı raporlar alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ve tespit gününde yürürlükte bulunan veya sonradan yürürlüğe giren mevzuata göre davacıların kayıt ve belgesiz olarak zilyetlikten edinebilecekleri taşınmaz miktarı ile taraflar arasında önceki yargılama aşamalarında oluşmuş usuli kazanılmış haklar gözetilerek bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 3.4.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.