YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1881
KARAR NO : 2008/2890
KARAR TARİHİ : 29.04.2008
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. İCRA MAHKEMESİ
Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu …’İN 2004 sayılı İİK’nun 337.maddesi gereğince 10 gün hafif hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin,Kocaeli 1.İcra Mahkemesinin 10.04.2007 tarihli ve 2005/568-2007/1065 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi,
Tebliğname ile,
1- 2004 sayılı İİK’nun 337/1.maddesinde yazılı cezanın nev’i ve miktarına göre suçun işlendiği 18.01.2005 tarihi ile hükmün verildiği 10.04.2007 tarihi arasında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102/6 ve 105/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,
2- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337.maddesindeki yaptırım, disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de, aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7.maddesi 1.fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi nazara alındığında 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi 1.fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, sanık hakkında idari para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 18.01.2008 gün ve 3239 sayılı Kanun Yararına Bozma İstemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 20.02.2008 gün ve Y.E.2008/26146 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçluya isnat edilen mal beyanında bulunmamak eyleminin suç tarihinin 18.01.2005 tarihi olduğu, yapılan yargılama sonunda 10.04.2007 gününde borçlunun cezalandırılmasına karar verildiği gözetildiğinde, suç tarihinden karar tarihine kadar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/6. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi dolmuştur. 29.3.1939 tarih 22/31 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu sürenin uzaması mümkün değildir. İtirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.Davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılması gerektiğinden tebliğnamedeki diğer düşüncenin tartışılmasında hukuki yarar görülmemiştir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Kocaeli 1.İcra Mahkemesinin 10.04.2007 gün ve 2005/568-2007/1065 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu … hakkında açılan 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322/1. ve 765 sayılı TCK’nun 102/6. maddeleri gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, hükümlü hakkında cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalli mahkemesine iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.