YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1941
KARAR NO : 2008/2114
KARAR TARİHİ : 01.04.2008
MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İcra Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak suçundan sanık … Üstün’ün 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 5358 sayılı Yasa ile değişik 337/1.maddesi gereğince 10 gün disiplin hapsi ile cezalandırılmasına, bu cezanın 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 5485 sayılı Kanun’la değişik 110/2-a maddesi uyarınca konutunda çektirilmesine dair, Kocaeli 2.İcra Mahkemesinin 19.03.2007 tarihli ve 2006/888-1061 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile, 5485 sayılı Kanun’la değişik 5275 sayılı Kanun’un 110/2.maddesinde, “kadın veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkum oldukları altı ay, veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine hükmü veren mahkemece veya hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynı derecedeki mahkemece karar verilebilir” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2.maddesinde yer alan “Disiplin hapsi: Kısmi bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan,şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adli sicil kayıtlarına geçirilemeyen hapsi ifade eder.” olarak yapılmıştır. “Disiplin hapsi” veya “hapsen tazyik” yaptırımı 5237 sayılı TCK’unda düzenlenen yaptırımlardan farklı bir niteliktedir. Gerek disiplin hapsi, gerekse hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, yükümlülüğüne uygun davranması için kişinin zorlanması söz konusu olmaktadır. Disiplin hapsinin tanımından da anlaşılacağı üzere, seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkün olmadığından, 5275 sayılı Kanun’un 110/2-a maddesinin hükümlüler hakkında uygulanıp 10 gün disiplin hapsi cezalarının konutta çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 25.01.2008 gün ve 5022 sayılı Kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 20.02.2008 gün ve K.Y.B.2008/27346 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Mahkemece 13.12.2007 tarihinde verdiği ek kararla müşteki vekili 13.12.2007 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile dava ve şikayetten vazgeçmiş olmakla sanık hakkındaki cezanın düşürülmesine karar verilmiş, ancak 13.12.2007 tarihli vazgeçme dilekçesinin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla, anılan eksiklik giderildikten sonra Dairemizce inceleme yapılmak üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 1.4.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.