YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2003
KARAR NO : 2008/1739
KARAR TARİHİ : 21.03.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
2613 sayılı Yasa uyarınca yapılan kadastro sırasında 254 ada 1 ve 2 parsel sayılı 2961 ve 9780 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, önce Hazine adına tespit edilmiş, daha sonra komisyon tarafından 7.3.1952 tarihli karar ile Dedeağaç göçmenlerinden …’a 1944 senesinde iskanen dağıtılması nedeniyle … karısı … ve çocukları adına eşit paylarla tespitlerine karar verilmiştir. Bu işlem aleyhine taşınmazları imar-ihya eden … …, kadastro davalarına bakmakla yetkili İzmir 1.Asliye Hukuk Mahkemesine 1954/333 esas sayılı dosyasıyla dava açtığını belirterek 21.5.1954 tarihli dilekçeyle Kadastro Müdürlüğü’ne talepte bulunmuştur. Kadastro Müdürlüğü, dava konusu parsellerin tescillerini tashihler sicilinin bila tarih ve 526 sıra numarasıyla tashih ederek iptal etmiştir. İmar uygulamasıyla taşınmazların 1129 ada 1 ve 2 parsel nosuyla malikhaneleri yine boş bırakılarak 10.1.1997 tarihinde tescilleri yapılmıştır. Davacı Hazine, taşınmazların öncesinin Hazineye ait olduğu iddiasına dayanarak Hazine adına tescili isteğiyle … aleyhine (Asliye Hukuk Mahkemesine) dava açmıştır. Yargılama sırasında … … ve müşterekleri, taşınmazları … … mirasçılarından satış vaadi sözleşmesi ile satın aldıkları iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre idari işlem yapılması gerektiğinden davanın reddine karar verilmiş; hükmün Hazine vekili tarafından temyizi üzerine karar Yargıtay 16. Hukuk Dairesince; “Çekişmeli parsellerin 1951 tarihinde malikhaneleri açık bırakılarak kadastro tespitleri yapılmış olup doldurulması için haklarında dava bulunduğuna göre tutanakları kesinleşmediğinden açılacak davalara bakma görevi Kadastro Mahkemesine ait olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizliğine karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiş, Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda çekişmeli 254 ada 1 ve 2 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları tamamlanmadığından işlemlerin tamamlanması için dosyanın Gaziemir Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazların imar ve ihya ettiği iddiasına dayanan … …’nün İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 1954/333 esas sayılı dosya ile dava açtığının belirlenmesi üzerine malikhaneleri açık bırakılmıştır. Dosya kapsamından çekişmeli parsellerin aynı zamanda İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1954/328 ve 1956/557 esas
sayılı dava dosyalarında da davaya konu olup haklarında tutanak düzenlenmesi nedeniyle bu dosyaların da Kadastro Mahkemesine aktarıldığı, ancak Kadastro Mahkemesi Esas Defterine kayıtlarının yapılmadığı anlaşılmaktadır. Kadastro hakimi Hukuk Mahkemesinden aktarılan dosyayı resen esas defterine kaydettikten sonra taraflara duruşma gününü bildirip yargılamayı sürdürmelidir. Genel Mahkemelerden devreden davalarda husumet, Hukuk Mahkemesindeki taraflara, varsa tutanağa itiraz eden kişilere ve tutanağın malikhanesi yanlışlıkla doldurulmuş olsa bile malikhanesinde ismi yazılı olanlara yöneltilir. Somut olayda herne kadar dava dilekçesinde hasım olarak gösterilmişse de, Tapu Sicil Müdürlüğünün gerçekte davalı sıfatı bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5 ve 27. maddeleri uyarınca genel mahkemelerden aktarılan davalara konu olan tüm parsellerin tutanak asılları ile dava dosyasının birleştirilmesi, kanunda öngörülen askı ilanları yaptırıldıktan sonra tüm taraflar duruşmaya çağırılıp, davanın esasına girilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekir. Kadastro tutanağı kesinleşmediğinden Mahkemece askı ilanları yaptırılırken ve sicil oluşturulurken imar uygulaması sonucu oluşan parseller değil kadastro parselleri nazara alınmalıdır. Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesi gereğince tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm delilleri ile, re’sen toplanması gereken tüm deliller toplanıp değerlendirilerek … hak sahipleri adına tescil kararı verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.