YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2052
KARAR NO : 2008/1481
KARAR TARİHİ : 13.03.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyiz konusu 101 ada 51 parsel sayılı 8125,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak … oğlu … … …’yi davalı göstererek dava açmıştır. Mahkemece husumet yaygınlaştırılarak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının dava ettiği yer olarak sınırlarını bildirdiği, mahalli bilirkişi ve tanıklarca da aynen gösterilen yerin dava ve temyize konu 101 ada 51 parsel sayılı taşınmaz içinde kalmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Yetersiz araştırma ve inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için; tüm tespit bilirkişileri ile davacının dayanağını oluşturan 29.7.2004 tarihli satış senedinde imzası bulunan tüm tanıklar hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak bu keşifte davacıdan açıkça davaya konu ettiği yerleri göstermesi istenmeli, gösterilen yer teknik bilirkişi tarafından düzenlenecek haritada işaretlenmeli, bu kısmın 101 ada 51 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalıp, kalmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Davaya konu edilen yerin dava konusu 51 sayılı parselin içinde kaldığının anlaşılması halinde 101 ada 51 parselin öncesinin kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, hangi tarihten beri kimin tarafından ve ne surette kullanıldığı, davacı ve davalılar murisi … … arasındaki satışa konu olup olmadığı, miktar ve hudutları bulunmayan 29.7.2004 tarihli senedin nereye ait olduğu, senette geçen … …’nin bayii H…. …’dan intikal eden yerlerin nereler olup nerelerin … …’ye intikal ettiği, satışın 20-30 yıl önce yapıldığı bildirildiği halde 29.7.2004 tarihli senedin ne amaçla düzenlendiği, davalılar murisi … …’nin H…. …’dan intikal eden yeri dışında aynı yerde, farklı nedenlerle maliki olduğu başka yerinin olup olmadığı, varsa bu yerinin de satışa konu olup olmadığı hususları ayrı ayrı mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ile senet tanıklarından sorulup saptanmaya çalışılmalı, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler usulen giderilmeli, tespite aykırı
sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, keşfe katılacak uzman … bilirkişisinden keşfi izlemeye, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye olanak verir ayrıntılı ve krokili rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmeli, davaya konu edilen yerin anılan parsel içinde kalmadığının anlaşılması halinde ise davanın reddine karar verilmesi gerekeceği düşünülmelidir. Davacı …’nın temyiz itirazlarının bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.3.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.