YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2085
KARAR NO : 2008/4938
KARAR TARİHİ : 07.07.2008
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mal beyanında bulunmamak eyleminden borçlu … hakkında yapılan yargılama sonucunda, ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığından disiplin cezası tertibine yer olmadığına dair …İcra Mahkemesinin 14/09/2007 tarihli ve 2006/2533-2642 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasına ilişkin İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/11/2006 tarihli ve 2007/2080 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile;
Borçlu sanığa ödeme emri 7201 sayılı Tebligat Kanun’u hükümlerince, usulüne uygun tebliğ edilmediği bu nedenle mal beyanında bulunmama suçunun oluşmadığı anlaşılmakla itirazın reddine karar verilmesi gerekirken iken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemekle,anılan kararın 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 04.02.2008 gün ve 2008/7174 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 03.03.2008 tarih ve K.Y.B:2008/35160 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre;
Borçlu … adına çıkarılan ödeme emrinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre tebliğ edildiği ve takibin bu şekilde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “kazai tebligat” faslının, “adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti” konu başlıklı 35. maddesi uyarınca, adli mercilerce, tebligat yapılabilmesi için iki farklı durum kabul edilmiştir.
Birinci durumda, ilgili kişiye daha önce adli mercilerce anılan yasa hükümlerine uygun olarak bir tebligatın yapılmış olması ve tebligat yapılan bu kişinin, yeni adresini adli mercie bildirmemesi durumudur. Buna göre, daha önce tebligat yapılan ve adli mercice en son bilinen adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca yeniden tebligat çıkarılması, ilgilinin adresten ayrıldığının anlaşılması durumunda Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca, tebliğ memurunun adreste bulunmama nedenini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından araştırarak, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekmektedir. Adres araştırmasına ilişkin söz konusu imzalı açıklamanın tebliğ tutanağında yer alması zorunlu şekil şartıdır. Belirtilen usule uygun olarak araştırma yapılmaması ve bu nedenle mahkemece, en son bilinen bu adresten sanığın ayrıldığının ve yeni adresinin tespit edilemediğinin kolluk görevlileri aracılığı ile de belirlenmemesi durumunda, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesinde belirtilen şekilde tebliğ evrakının kapıya asılması suretiyle tebligat yapılması mümkün değildir.
Tebligat memurunca Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesinde öngörülen zorunlu araştırma belirtilen şekilde yapılıp, imza ile tevsik edildikten sonra ilgilinin yeni adresi belirlenemez ise, tebliğ evrakı mercie iade edilir ve ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır.
İkinci durumda ise; Daha önce adli mercilere ve usulüne uygun olarak tebligat yapılmamış olsa bile, anılan yasanın 35/son maddesinde belirtilen kurum, kuruluş, mercilere ilgili tarafından bildirilen veya imzası resmi merciler önünde ikrar edilmiş sözleşmelerdeki (sadece taraflar yönünden) adreslere de bu madde uyarınca tebligat yapılabilmesidir. Daha önce adli mercilerce usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmasa bile, belirtilen nitelikteki sözleşmelerde yer alan veya söz konusu kurum ve kuruluşlar tarafından bildirilen adrese veya bir kamu kurumu olan adli mercilere, tebligatın ilişkin olduğu soruşturma veya davaya ilişkin olarak tebligat yapılacak kişinin kendisinin bildirdiği en son adrese, önce, bu adresin değişip değişmediğinin bilinememesi nedeniyle anılan Yasa’nın 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması ve tebligatın yapılamayarak, tebligat memurunca, ilgilinin adresinin değiştiğinin belirlenmesi ve yine Tebligat Tüzüğü’nün 55/2. maddesi yollamasıyla 28. maddesinde belirtilen usule uygun olarak yapacağı araştırma sonucunda yeni adresinin de tespit edilememesi durumunda, bu araştırma yukarıdaki açıklanan şekil koşuluna uyularak imza ile de tevsik edildikten sonra, evrak yine mercie iade edilir, ilgili kişilerce yeni bir adres de bildirilmez ise, herhangi bir adres araştırması yapılmaksızın bundan sonraki tüm tebligatlar 6 örnek numaralı tebligat evrakının eski adrese ait binanın kapısına asılması usulüyle yapılır. Bu tebligattan sonraki tebligatlar da, sanığın yeni adresinin hala bilinmemesi durumunda, kapıya asma usulüyle yapılır.
Bu düzenlemeler karşısında, borçlu … adına Tebligat Yasası’nın 35.maddesi dışındaki maddeler uyarınca çıkarılan ödeme emrinin tebliğ edilemediği, ancak bu tebligatlarda tebligat memurunca Tebligat Tüzüğünün 55/2.maddesi yollamasıyla 28.maddesinde belirtilen usule göre yeni adresin tespiti yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığı, hal böyle olunca, borçlu adına yapılan tebliğ işleminin geçersiz bulunduğu, dolayısıyla borçluya isnat edilen eylemin gerçekleşmediği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen tebliğname yerinde görüldüğünden, İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.11.2006 tarihli ve 2007/2080 müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMK’nun 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu … hakkında mal beyanında bulunmamak eyleminden dolayı hakkında disiplin hapsi cezası verilmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE 7.7.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.