YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2125
KARAR NO : 2008/1567
KARAR TARİHİ : 17.03.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle” Mahkemece yenileme kadastrosu ile mülkiyet uyuşmazlıklarının inceleme konusu yapılamayacağı, dengeleme işleminin ancak bidayet kadastrosu ile oluşturulan sınırların tespit edilememesi halinde yapılabileceği nazara alınmadan hüküm kurulduğu, 2859 sayılı Kanun’un 4. maddesi hükmüne göre, öncelikle ilk kadastro paftası yerel bilirkişiler yardımı ve uzman bilirkişiler aracılığı ile uygulanıp yenileme parselinin sınırları belirlenmeye çalışılması, sınırların değişip değişmediği hususunda bilirkişi ve tanıklardan bilgi alınması, sınırlarda değişme bulunmadığı takdirde eski sınırlara itibar olunması gerektiği halde Mahkemece bu hususlar araştırılmadan dengeleme yapılmak suretiyle parsellerin miktarlarının belirlenmeye çalışılması doğru olmadığı gibi, ilk kadastro sırasında tespit dışı bırakılan yerler yenileme kadastrosu ile parsele katılmakla açıkça mülkiyet uyuşmazlığı yaratıldığı, 3402 sayılı Yasa’nın 14. ve 17. maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda denetim imkanı sağlanmadan malik belirlendiği gibi, davaya konu 164 ada 3 ve 4 sayılı parseller hakkında olumlu yada olumsuz karar verilmemiş bulunmasının da yasaya aykırı bulunduğuna” değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının davasının kabulüne; çekişme konusu 164 ada 2 sayılı parselin tespitinin iptali ile; teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde (C) harfi ile gösterdiği 28 metrekare ve (A) harfi ile gösterdiği 125 metrekare bölümlerin taşınmaza eklenmesi ile yüzölçümünün 1821 metrekare olarak tesciline; 164 ada 1 sayılı parselin tespitinin iptali ile teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterdiği 209 metrekarelik kısmın eklenmesi suretiyle yüzölçümünün 1877 metrekare olarak tesciline karar verilmiş; hüküm; davacı Hazine vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, keşif sonucu dosyaya ibraz edilen teknik bilirkişi raporunda gösterilen A, B ve C ile gösterilen kısımların tesis kadastrosu sınırları içinde kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; Mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Mahkemece 164 ada 1 ve 2 sayılı parsele eklenen kısımlar teknik bilirkişilerin dosyaya ibraz ettiği 5.10.2007 tarihli rapor ve krokisine göre tesis kadastrosu sınırları içinde olmasına rağmen yenileme kadastrosu ile belirlenen sınırların dışında olduğu
yani bu kısımların yenileme paftasında yol ve … olarak bırakılan bölümde kaldığı ve bu kısımlar hakkında 2859 sayılı Kanun ve Yönetmeliğinde atıf yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerine göre yenileme tutanağı düzenlenmediği anlaşılmaktadır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemece resen nazara alınmalıdır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesine göre Kadastro Mahkemesinin görevi tutanağı düzenlenen taşınmazlarla sınırlı olup tutanağı düzenlenmeyen yerler hakkında açılan davalar Kadastro Mahkemesinin görevi dışındadır. Taşınmazın geometrik ve hukuki durumunun değişmesi sonucunu doğurabilen Yenileme Kadastrosu da tesis kadastrosu gibi bir kadastro işlemi olduğuna, 2859 sayılı Yasa’da uyuşmazlıkların Kadastro Kanunu (2613 ve 766 sayılı) hükümlerine göre çözümlenmesinin öngörülmesi 3402 sayılı Yasa’nın göreve ilişkin düzenlemesine istisna getirmediğine, aksine 2859 sayılı Yasa ve Yönetmeliği hükümlerinde tesis kadastrosuna atıf yapıldığına, kadastro tutanağı sınırının görevi belirlediğine kesinleşmiş çapın ise ancak işin esası incelenirken mülkiyet hakkının kapsamını tayinde ölçüt olarak kabul edilmesi gerektiğine göre 164 ada 1 ve 2 parseller hakkında tespit gibi tescil kararı verilerek, dava edilen ve yenileme tutanağı kapsamı dışında kalan kısımlar hakkında görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın Genel Mahkemeye aktarılması zorunludur. Ayrıca; mahkemece bozma kararına uyulduğu ve dava konusu edildiği halde 164 ada 3 ve 4 sayılı parseller hakkında hüküm kurulmaması da isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.3.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.