YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2460
KARAR NO : 2008/1979
KARAR TARİHİ : 31.03.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 146 parsel sayılı 241799.89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz köy halkının kadimden beri mera olarak kullanması nedeniyle mera vasfı ile … malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın içindeki iki parça yerinin adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile çekişmeli 102 ada 146 sayılı parselin teknik bilirkişilerin 10.7.2007 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 5056.15 metrekarelik kısmın eşit olarak davacı … ile kardeşi … Durul mirasçıları adına miras hisseleri oranında tesciline, rapor ve krokide (A) ve (C) harfleri ile gösterilen yerlerin mera vasfı ile … malı olarak tespiti ile 3402 sayılı Yasa’nın 16/B maddesi gereğince sınırlandırılarak … siciline kaydına karar verilmiş; hüküm davalı … temsilcisi tarafından taşınmazın (B) kısmı yönünden temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın temyize konu (B) harfi ile gösterilen 5056.15 metrekare kısmının davacının dayandığı 18.4.1935 tarih ve 11 sıra numaralı tapu kaydının miktar ve hudut olarak kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmaz kadastro tespitinde … mera vasfı ile … malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı …’un dayandığı 5056.15 metrekare yüzölçümlü 18.4.1935 tarih ve 11 sıra numaralı tapu kaydının “sırt, taşlık ve … tarlası” hudutları ile nısıf hisse olarak davacı … oğlu … ve kardeşi … adına kayıtlı olduğu, tapu tesis kaydında Nisan 1932 tarih ve 8 sıra numaralı tapu kaydı ile nısıf hissesinin de … biraderi … … adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece tapunun kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılmamış, tapu kaydı mahallinde tam olarak uygulanarak tapu hududunda geçen … yeri tam olarak belirlenmemiştir. Davacı tapusunda hudut gösterilen … yeri kesin olarak belirlenmeden tapuya kapsam tayin etmek mümkün değildir. Kaldı ki mahallinde yapılan keşifte … yeri olarak 133 ve 134 parsel yeri gösterildiği halde teknik bilirkişi raporunda tapu kaydının kapsadığı yer olarak krokide gösterilen (B) kısmının tam olarak … yerine bitişik olmadığı ve etrafının kamu … malı mera kabul edilen kısımlar ile çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın etrafında bulunan komşu parsellerin dayanağı olan tapu kayıtlarından 1958 yılında 4753 sayılı yasaya göre … Tevzi Komisyonunca
çalışma yapılarak Hazine adına tapu kayıtlarının oluşturulduğu ve şahıslar adına dağıtım yapıldığı anlaşıldığı halde davacı dayanağını oluşturun tapu kaydının … Tevzi komisyonunca uygulanıp uygulanmadığı tapu kapsamının davacı tarafa verilip verilmediği, verilmiş ise hangi taşınmazın verildiği araştırılmamıştır. Davacı tapu kaydında nısıf hissenin yarı hissesinde pay sahibi olduğu halde taşınmazın tamamı hakkında hüküm kurulmuş, kayıt sahipleri arasında münasebet incelenmemiş, aralarında taksim yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Davacının kardeşi ve tapuda pay sahibi olan … mirasçılarının davası yada açılan davaya usulüne uygun müdahale talepleri olmadığı halde … adına tescil kararı verilmesi de doğru değildir. Bu tür eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davacının dayanağını oluşturan 18.4.1935 tarih ve 11 sıra numaralı tapu kaydının kadastro tespiti sırasında revizyon görüp görmediği araştırılarak, revizyon görmüş ise kadastro tespit tutanağı getirtilerek dosyaya konulmalı, 1958 yılında yapılan … Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında davacı tapusunun uygulanıp uygulanmadığı, tapu kapsamının kayıt maliklerine verilip verilmediği, merciinden sorularak varsa buna ilişkin belirtmelik tutanağı ve haritaları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişileri, teknik bilirkişiler katılımı ile keşif icra olunmalıdır. Keşifte davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı uygulanarak ve özellikle tapu kaydı hududunda geçen “… tarlasının” neresi olduğu sorularak tapu kaydının kapsamı kesin olarak saptanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı tanınmalı, tapu kaydında pay sahibi olan davacı … diğer paydaşlar arasındaki münasebetin ne olduğu, aralarında taksim yapılıp yapılmadığı hususları sorularak ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel … kişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar … bilirkişi krokisinde işaretlettirilerek keşfi takibe elverişli ve tapu kapsamını gösterir rapor ve üç kişiden oluşan … bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği ve … yapısı hususunda ayrıntılı rapor alınmalı, tapu uygulaması yapılırken tapunun revizyon durumu ile … Tevzi Komisyonu çalışmaları sırasında yapılan uygulama nazara alınmalıdır. Yapılan araştırma sonucunda davacı tapusunun mevki, miktar ve hudut olarak taşınmaza kesin olarak uyduğunun belirlenmesi halinde tapu kaydında nısıf hisse sahibi “… ağanın” hissesinin hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılmalı, davacı … dışında tapu kaydı hissedar maliki kardeşi … mirasçılarının davasının bulunmadığı nazara alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.