YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2471
KARAR NO : 2008/1967
KARAR TARİHİ : 28.03.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 237 ada 20 parsel sayılı 44.150,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalılar murisi …, … ve … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak kadastro sonucu davalı taraf adına oluşan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, davalı taraf yararına 3402 sayılı Yasa’nın 46/1. ve 14. maddelerinde yer … koşulların gerçekleştiği kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık çekişmeli taşınmazın hangi tapu kaydının kapsamında kaldığına ilişkin olduğu halde kayıtların kapsamı tam olarak belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için davalı tarafın dayanağını oluşturan 12.09.1952 tarihli ve 5 sıra numaralı tapu kaydının dayanağı harita varsa getirtilmeli, yöreyi iyi … yaşlı ve yansız kişiler arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ile mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişilerin zeminde göstereceği sabit noktalar esas alınarak teknik bilirkişi aracılığıyla, iskan haritası ve davacı Hazinenin dayandığı 18.04.1963 tarihli 142 sıra numaralı tapu kaydının dayanağı olan … tevzi haritası ölçekleri kadastro paftası ile eşitlenerek çakıştırılmak suretiyle; iskan haritasının bulunmaması halinde ise kaydın sınırları yerel bilirkişiler ve davalı tanıklarından sorulup yerleri işarettirilmek suretiyle zemine uygulanmalı, yerel bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden davalı tarafa tanık dinletme olanağı sağlanmalı, , tapu kayıtlarının kapsamları ayrı ayrı belirlenmeli, teknik bilirkişiden keşfi ve uygulamayı gösterir, denetlemeye elverişli ayrıntılı rapor alınmalıdır. Uygulama sonucu her iki tapu kaydının iç içe girip çakıştığı yerler bulunması halinde, davalı tarafın dayanağı eski tarihli, doğru temele dayalı Hazinenin temliki sonucu oluşan tapu kaydına değer verilerek bu bölüm hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeli, Hazinenin dayandığı tapu kaydının kapsamında ancak, davalı tapu kaydının kapsamı dışında bulunan yerler
bulunduğunun anlaşılması halinde, tapulu yerlerde zilyetlik yolu ile mülkiyetin kazanılmasının mümkün olmadığı, davalı tapusunun oluştuğu tarih ile, Hazine tapusunun oluştuğu … arasında 3402 sayılı Yasa’nın 46/1. ve 14. maddelerinde öngörülen koşulların da gerçekleşmediği göz önünde bulundurularak bu bölümün Hazine adına tesciline, Hazine tapu kaydı kapsamının dışında kalan bölümler yönünden ise dava sebebine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.