Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/2565 E. 2008/5608 K. 23.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2565
KARAR NO : 2008/5608
KARAR TARİHİ : 23.09.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Ancak, hükmün mahiyeti itibarıyla, HUMK’nun 438. maddesi gereğince duruşmalı olarak incelenebilecek davalardan olmaması nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife üyelik için başvurduğunu, yönetim tarafından üyeliğe kabul edildiğini söylediklerini, müvekkilinin kooperatif vekili …’e 4 adet bono karşılığı toplam 11.000,00-YTL aidat bedeli ödediğini ileri sürerek, üye olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının üye olmadığını, aidat ödemediğini, verdiği bonolardaki imzaların sahte olduğunu, peşinat ödemediğini, üyelik şartlarını yerine getirmediğini ve taahhüt içeren bir belge sunulmadığını savunmuştur. Mahkemece, ödeme belgelerindeki imzaların Av. …’e ait olmadığı, davacının kooperatif kayıtlarında üye olmadığı ve ödemesinin görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dosya kapsamına göre kooperatif kayıtlarında, üzeri çizilerek iptal edildiği yazılı olsa da davacının kooperatif üyeliğine kabulüne dair bir yönetim kurulu kararı ile yine davacıdan aidat karşılığı olmak üzere bono alındığına dair kooperatifin önceki başkanının imzasını taşıyan belgelerin bulunması karşısında mahkemenin ret gerekçesi eksik incelemeye dayalıdır. Şöyle ki, davacı tarafça da ödeme belgelerindeki imzaların Av. …’e değil, onun yanında çalışan elemanına ait olduğu savunulmasına rağmen imzaların anılan kişiye ait olup olmadığı da araştırılmadığı gibi, davacı tarafından aidat karşılığı verildiği ileri sürülen bonolar hakkında, davalı kooperatifçe ihtiyati haciz kararı alındığı ve icra takibine geçildiği de dosya kapsamından anlaşılmakta ise de bu hususa ilişkin icra dosyası da incelenmemiştir. Ayrıca, gerek davacı ve gerekse davalı kooperatif yönetimi aleyhine ceza kovuşturması yapıldığına ilişkin iddialar da araştırılmaksızın hüküm kurulmuştur. İlke olarak, kooperatiflerde üyelik ilişkisinin kurulması kooperatif yöneticilerinin gerçekleştirdikleri üyelik kaydı ile olabileceği gibi, Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre aidat yatırma, genel kurula çağrılma gibi üyeliğin benimsenmesi yolu ile de üyelik ilişkisinin kurulması mümkündür. Bu itibarla, yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda, eksiklirler ikmal edilerek dosya kapsamındaki deliller bu bağlamda değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmadığından, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 23.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.