Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/2574 E. 2008/5084 K. 15.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2574
KARAR NO : 2008/5084
KARAR TARİHİ : 15.07.2008

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, ödenmeyen kooperatif aidat bedellerinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, birikmiş aidat borcuna ilişkin 11.112 YTL asıl alacak ve 12.461,05 YTL işlemiş faiz alacağı için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, borcunun bulunmadığını savunmuş, % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, davalının aidat borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, % 40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delilerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava İİK’nın 67. maddesi kapsamında itirazın iptali davası olup, İİK’nın 67/2. madde hükmü uyarınca, itirazın iptali davasının reddi halinde, borçlu (davalı) lehine kötüniyet tazminatına hükmedebilmek için, alacaklı (davacının) takibinin haksız olması yeterli olmayıp, davacı alacaklının takibe başlamada ve itirazın iptali davasını açıp yürütmede kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gereklidir. Alacaklının kötüniyetli sayılabilmesi için, haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gerekir. Alacaklının kötü niyetli olduğu konusunda ispat yükü davalı borçludadır. Diğer yandan, aidat borcunu süresinde ödemeyen davalı aleyhinde icra takibine girişen davacı kooperatifin kayıt ve hesap hataları nedeniyle kötüniyetli kabul edilmesi ve aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne aykırıdır. Bu itibarla, mahkemece, yukarıda açıklanan hükme aykırı olarak, gerekçesi açıklanmaksızın kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru bulunmayıp, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 15.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.