Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/2610 E. 2008/2514 K. 15.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2610
KARAR NO : 2008/2514
KARAR TARİHİ : 15.04.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 187 ada 11 parsel sayılı 536.33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davacı adına, 172 ada 7 parsel sayılı ve 626.11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. Davacı, yasal süresi içinde kendisine ait 187 ada 11 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davalı adına tespit edilen 172 ada 7 parsel sayılı taşınmaza katıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 187 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davacı adına tesciline, 172 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 24.09.2007 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 343.08 metrekarelik bölümünün davacı adına, (B) harfi ile gösterilen 283.03 metrekarelik bölümün davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki ortak sınırın 24.09.2007 tarihli teknik bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bu kabul dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı kendisine ait bir kısım yerin davalı adına tespit edilen 172 ada 7 sayılı parsel içerisinde tespit edildiğini ileri sürerek dava açmış, keşif esnasında talep ettiği yeri göstermiştir. Davalı da keşifteki imzalı beyanı ile davacıya ait taşınmazın bir bölümünün kendi parseli içerisinde tespit edildiğini kabul ederek kendisine ait sınırları göstermiştir. Teknik bilirkişinin hükme dayanak yapılan raporuna karşı davacı kendisine verilen süre içerisinde (04.10.2007 tarihli dilekçesi ile) itiraz ederek teknik bilirkişi raporunun yanlış olduğunu, talebinin 7 sayılı parsel içerisinde bulunan evin güney batı köşesindeki bölüme ait olduğunu belirtmiştir. Temyiz dilekçesine ekli krokide de talep ettiği yeri işaretlemiştir. Mahkemece davacının itirazı hakkında değerlendirme yapılmaksızın ve davacının talebi de aşılmak suretiyle dava dışı bölüm hakkında hüküm kurulmuş olması isabetsiz bulunduğundan davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.