Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/2832 E. 2008/3577 K. 20.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2832
KARAR NO : 2008/3577
KARAR TARİHİ : 20.05.2008

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Ödeme şartını ihlal eyleminden borçlu …’nin 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar hapsen tazyikine dair, Saruhanlı İcra Mahkemesinin 17.12.2007 tarihli ve 2007/341-328 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 16.01.2008 tarihli ve 2008/78 değişik …, 2007/52 müteferrik sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine … Bakanlığından verilen 20.02.2008 gün ve 10979 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 13.03.2007 gün ve 2008/48026 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğname ile, dosya kapsamına göre, sanık hakkında Saruhanlı İcra Müdürlüğünün 2007/1139 sayılı dosyası üzerinden yürütülen ilamsız takipte, borçluya çıkarılan ödeme emrinin 27.09.2007 tarihinde tebliğ edildiği, takip kesinleşmeden 02.10.2007 tarihinde alacaklı vekili ve borçlunun icra memuruna müracaat ederek huzurunda borçlunun taahhütte bulunduğu, ancak taahhütte borçlunun takipten haberdar olduğundan ve takibin kesinleşmesini beklemeyeceğinden söz edilmemiş olması karşısında, takip kesinleşmeden yapılan taahhüdün geçerli olmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, borçluya isnat edilen eylemin oluşabilmesi için öncelikle borçlu hakkında geçerli ve kesinleşmiş bir icra takibinin bulunması gerekmektedir. Borçlu hakkında Saruhanlı İcra Müdürlüğünün 2007/1139 esas sayılı dosyası ile yürütülen takipte, ödeme emrinin borçluya 27.09.2007 tarihinde tebliğ edildiği, takip henüz kesinleşmediği gibi, alacaklı vekilinin borçlu ile birlikte İcra Müdürüne müracaat ederek borçlunun takibin kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığına dair bir beyanda da bulunmadığı, bu şekilde 2.10.2007 tarihinde taahhüt tutanağı düzenlettikleri dikkate alındığında geçerli bir taahhütnameden söz edilemeycektir. Hal böyle olunca sanığın üzerine atılı eylemin oluşmayacağı gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine, reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle … Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/78 değişik … 2007/52 müteferrik sayılı kararının BOZULMASINA,
Bozma üzerine 5271 sayılı CMY’nın 309/4-d maddesi gereğince yeniden uygulama yapılması gerektiğinden;
Borçlu …’nin ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hapsen tazyik hapsi ile cezalandırılmasına yer olmadığına, hakkındaki cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.5.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.