YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2850
KARAR NO : 2008/2280
KARAR TARİHİ : 10.04.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 118, 127 ve 350 parsel sayılı 13440, 21250 ve 55500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal, tapu kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle payları oranında … ile … mirasçıları adına tesbit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal etmiş devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddialarına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Yargılama sırasında … 118 parseli, … 127 parseli, …ve… … 350 parseli tespit kayıt maliklerinden haricen satın aldıkları iddialarına dayanarak davalara katılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; Hazinenin davasının reddine, müdahillerin davalarının kabulüne ve çekişmeli 118 parselin …, 127 parselin … ve 350 parselin 1/2 hisselerle …… ve… … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; tespit maliki davalıların kaçak ve yitik kişilerden olmadıkları, müdahillerin tespit gününe kadar en az on yıldır haricen satın almak suretiyle çekişmeli taşınmazları kullandıkları, müdahiller yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesinde öngörülen edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu gibi hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazlar tapu kayıtları nedeniyle hisseleri oranında davalılar adına tespit edilmiş, davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazların kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden oldukları iddialarına dayanarak dava açmış, müdahiller, çekişmeli taşınmazları harici satın almaya dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece müdahiller yararına edinme koşullarının oluştuğu kabul edilerek davalılar aleyhine hüküm kurulmuştur. Dosyada mevcut bilgi, kayıt ve belgelere göre; aleyhlerine hüküm kurulan tespit maliki davalılar …, …,, … ve … …’e usulen dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmediği gibi, yargılama sırasında 15.7.1986 tarihinde öldüğü anlaşılan davalı … mirasçılarının da usulen davaya dahil edilmemiş olduğu ve müdahillerin dilekçelerinin de usulen davalılara tebliğ edilmediği; kısaca taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Taraf teşkili, mahkemelerin re’sen gözetecekleri dava şartlarından olduğundan, taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına girilerek hüküm verilemez. Bu nedenlerle; öncelikle tespit maliki olan davalıların tümüne usulen dava dilekçesi ve davaya katılma dilekçeleri tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmalı, davalılardan savunma ve delilleri sorulmalı ondan sonra tarafların bildirdikleri ve bildirecekleri tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.