Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/2869 E. 2008/2153 K. 04.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2869
KARAR NO : 2008/2153
KARAR TARİHİ : 04.04.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 153 ada 1 parsel sayılı 4691,09 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın iddiasını ispat edemediği, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davalı taraf yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Yargılama sırasında tespit edilen davacı ve davalı tarafın iddia ve cevapları ile yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında çelişkiler mevcuttur. Davacı vekili, dava dilekçesinde taşınmazın müvekkilinin dedesi …’ ya ait iken, onun tarafından aralarında düzenledikleri 10.06.1976 tarihli satış senedi ile müvekkiline satılarak zilyetliğinin devredildiğini iddia etmiş iken 4.6.2007 tarihli keşifte müvekkilinin dedesi … tarafından davacıya 10.06.1976 tarihli senetle hibe edildiğini iddia etmiş, davalılardan … ilk celsedeki beyanında taşınmazın, miras yolu ile babasına, ondan da kendilerine kaldığını ileri sürmüş iken, vekili 4.6.2007 tarihli keşif sırasındaki beyanında, müvekkilinin murisi … tarafından 1979 tarihinde kızı … …’ye miras hissesi olarak verildiğini, …’nin de 1983 tarihli senet ile … …’ya satıldığını ileri sürmüştür.Keza yerel bilirkişilerden … … önce bu taşınmazın muris …’nın ölümünden sonra yapılan taksimde kızı …’ye, bilirkişilerden … ise … ve …’ye düştüğünü söylemiş iken, aynı bilirkişiler kendilerine 16.10.1979 tarihli senedin okunması üzerine bu sefer muris tarafından sağlığında kızı …’ye verildiğini beyan etmişlerdir. Böyle çelişkili beyanlara dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca ulaşabilmek için önce davacı ve davalı tarafa iddia ve cevapları açıklattırılmalı, yukarıda açıklanan çelişkinin sebepleri sorulmalı, bundan sonra taşınmaz başında önceki keşifte dinlenilen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklar ile tüm senet tanıkları hazır olduğu halde keşif yapılarak, öncesinde müşterek kök muris …’ya ait olduğu çekişmesiz olan dava konusu taşınmazın murisin ölümünden sonra taksime tabi tutularak taraflardan birisine yada murisine mi kaldığı, yoksa muris tarafından sağlığında davanın taraflarına satış yada hibe yolu ile devredilip devredilmediği, taşınmazın muristen sonra kim tarafından, hangi sıfatla, ne kadar süre ile ne şekilde kullanıldığı ayrıntılı olarak yerel bilirkişi ve tüm tanıklardan sorulmalı, beyanlar arasında çelişki çıkması halinde yöntemince giderilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak karar verilemez. Davacı …’nın temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 04.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.