Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/2985 E. 2008/2455 K. 11.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2985
KARAR NO : 2008/2455
KARAR TARİHİ : 11.04.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 105 ada 123 ve 125 parsel sayılı 2.753,38 ve 617,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve taksim nedeniyle 105 ada 123 parsel davalı, 125 sayılı parsel davacı adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kadim yolun davalıya ait 105 ada 123 sayılı parsel içinde tespit edildiğini, kendisine ait 105 ada 125 sayılı parselin 300 metrekare miktarının ise yol olarak bırakıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, 105 ada 123 ve 125 parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafından 105 ada 123 sayılı parsel içinde yol olarak bırakılması istenilen kısmın kamunun kullandığı yol niteliğinde bulunmadığı, 105 ada 125 sayılı parselin ise davacı adına tespit edildiği, bu parsele yönelik davacının teknik anlamda davası olmadığı gerekçesi ile davacının davası reddedilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davacının çekişmeli 105 ada 123 sayılı parsel içinde yol olarak bırakılmasını istediği kısmın kadim yol niteliğinde bulunmadığı belirlendiğine göre davacının yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle 105 ada 123 parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-Davacı, kadastro sırasında adına tespit edilen 105 ada 125 parsel sayılı taşınmazın batısında bulunan ve yol olarak tesbit dışı bırakılan bölümün tarım arazisi olduğu iddiası ile adına tescilini istemiştir. Dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediğine göre, bu tür davalara kadastro mahkemesince bakılamaz. Tutanak düzenlenmeyen hallerde davalara bakmak görevi Genel Mahkemelere aittir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 7. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, bu hususun re’sen gözetilmesi gerekir. Mahkemenin görevsizliğine, karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile hükmün BOZULMASINA,11.4.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.