YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2999
KARAR NO : 2008/5892
KARAR TARİHİ : 07.10.2008
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatifte iki ayrı üyelik payı bulunduğunu, ancak bu konuda kooperatifçe muaraza çıkarıldığını ileri sürerek, iki adet üyeliğinin tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davacının iddiasında belirttiği üyeliklerin adı geçen şahıslara ait olmadığını, davacının 46 numaralı üyeliği … ’dan devralmak suretiyle üye olduğunu, ancak hiçbir ödeme yapmadığını, daha sonra borcunu kapatarak üyeliği dava dışı … ’ya devrettiğini, bu kişinin de üyeliği dava dışı … ’e devrettiğini, sonuç olarak davacının kooperatif üyesi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının 46 numarada kayıtlı peşin ödemeli olarak üye olduğu gerekçesiyle, bu üyeliğinin tespitine, diğer istemlerin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekilince müvekkilinin davalı kooperatif nezdinde biri Adnan Atçı’dan devralınan 8 numaralı, diğeri … ’den devralınan 59 numaralı iki adet peşin üyeliğinin tespiti istenilmiş ise de mahkemece HUMK’nın 74. maddesine aykırı şekilde bunların dışında davacının 46 numaralı peşin ödemeli olmayan üyeliğinin tespitine karar verilmiştir. Diğer yandan, bu davada kurulacak hüküm hem ilgili üyeliklerin şimdiki sahiplerinin, hem de üyeliğin devraldığı iddia edilen kişilerin hukuki durumlarını etkileyeceğinden, mahkemece davacının üyeliği devraldığını iddia ettiği kişiler ile üyeliklerin şu anda üzerine kayıtlı olduğu kişilerin kimler olduğu açıklığa kavuşturulup, HUMK’nın 39 ve 40. maddeleri kapsamında davacının bu kişilere karşı dava açması için süre verilmesi, dava açılması halinde davaların birleştirilmesi ve sonucuna göre davaya devam edilip, HUMK’nın 74. maddesi de nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 07.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.