Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/3238 E. 2008/7421 K. 20.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3238
KARAR NO : 2008/7421
KARAR TARİHİ : 20.11.2008

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan itiraz iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi süresinde duruşmalı olarak istenmiştir. Ancak, hükmün miktarı itibarıyla, davanın HUMK’nun 438. maddesi gereğince duruşmalı olarak incelenebilecek davalardan olmaması nedeniyle duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan, müvekkilinden kooperatif aidatı olarak 3.313.00. YTL fazla tahsilât yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının düzenli ödeme yapmadığı için borçlu olduğunu savunmuştur. Mahkemenin, davacıdan 2.467,07-YTL fazla tahsilât yapıldığı gerekçesiyle, bu meblağ üzerinden davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararı, davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Yargıtay bozma ilamında özetle “Davanın çözümü için davacının ödediği aidatın belirlenmesi, bu amaçla genel kurul kararlarının getirtilmesi, buna göre bilirkişi raporu alınması gerektiği” belirtilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacıdan 3.579,04-YTL fazla tahsilât yapıldığı, ancak 3.313.00.YTL talep edildiği gerekçesiyle, bu meblağ üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde, 2.467,07-YTL’nin tahsiline hükmedilmesi gerektiği halde, yanlışlıkla 3.313.00.YTL’ye hükmedildiği belirtilmiş olup, kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulmuştur. Oysa, HUMK’nın 388. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi; kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, aralarında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Anılan yasa hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunacak şekilde karar verilmesi yerinde olmadığı gibi, kabule göre de; kooperatif genel kurulunca aksine karar alınmadıkça, aidat alacaklarının tahsilinde, BK.nın 84. maddesi gereğince geç ödemelerin öncelikle faiz ve masrafa sayılması gerekli olup, bu ilkeye aykırı olarak hesaplama yapıldığı belirlenen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması da isabetsiz olduğundan davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine,20.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.