YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3239
KARAR NO : 2008/7004
KARAR TARİHİ : 04.11.2008
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında kooperatif aidat borcuna ilişkin menfi tespit davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, müvekkilinin borcu olmadığı halde davalı kooperatifçe 5.779.328.680-TL borç ihtarı gönderilerek üyelikten ihraç edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kooperatife borçlu olduğunu ve ihtara rağmen borcunu ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının 5.726,00-YTL borcunun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 53,33-YTL borçlu olmadığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; alınan ilk bilirkişi raporunda davacının borcunun olmadığı, ikinci raporda ise yalnızca gecikme faizi borcu bulunduğu belirlenmiş olmasına rağmen mahkemece bu raporlara itibar edilmeyerek davacı tarafından açılan ihraç kararının iptaline ilişkin davada verilen kararın kesinleştiği gerekçe gösterilerek bu davada alınan bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Oysa ihraç iptali kararını onayan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ilamında “süresinden önce çekilmesi nedeniyle 2. ihtarın geçersiz olduğu” gerekçesine dayanılmıştır. Ayrıca, ihraç kararının iptali davasında verilen hükmün bu dava için kesin hüküm oluşturması söz konusu olmadığı gibi, belirlenen borcun da bu davaya konu istem bakımından bir bağlayıcılığı yoktur. Çünkü ihraç iptali davasında esas itibarıyla inceleme konusu hususu ihtarların usulüne uygun olup olmadığı ve bu bağlamda istenilen borcun ihtar tarihleri itibarıyla muaccel olmuş gerçek borcu yansıtıp yansıtmadığıdır. Ayrıca, mahkeme kararında bu davada alınan raporlarda belirtilen borç durumuna neden itibar edilmediği açıklanmadığı gibi, hükme esas alınan rapor ile bu davada alınan raporlar arasında ortaya çıkan çelişki de giderilmemiştir. Bu itibarla, davacının gerçek borç durumunun belirlenmesi ve bu bağlamda mahkemece alınan iki rapor ile hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 04.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.