Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/3255 E. 2008/6538 K. 21.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3255
KARAR NO : 2008/6538
KARAR TARİHİ : 21.10.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında, asıl davada kooperatife üye olunmadığının tespiti ve ödenen aidatın iadesine ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali ile birleşen karşı davada aidat borcunun tahsiline yönelik icra takibine itirazın iptali istemlerine ilişkin davalar sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı karşı davalı vekili, müvekkilinin, kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, ancak ödenen aidatın iadesine yönelik olarak başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, müvekkilinin 05.08.2002 tarihinden itibaren üye olmadığının tespitini, davalının haksız itirazının iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Birleşen davada; davalı karşı davacı kooperatif vekili, davalı karşı davacının aidat borçlarını ödemediğini, tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazının iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ve birleştirilen davanın davacı vekili, birleşen davanın reddini istemiştir. Mahkemenin; istifanın gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine ilişkin kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulmuş; Yargıtay bozma ilamında özetle, “Asıl davada davacının çıkma dileğini noter aracılığı ile kooperatife bildirmediği, mahkemece davacı-birleşen davanın davalısının ortaklıktan çıkma işleminin gerçekleşmediği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği, kabule göre de; kooperatif aidatlarının miktarı genel kurullarda belirlendiğine göre, taraflar borcun miktarını bilmek durumunda olup alacaklar belirlenebilir, likit sayılmalıdır. Bu nedenle mahkemece davalı-birleşen davanın davacısının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği” belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, yapılan yargılama sonucunda davalı kooperatifçe istifanın kabulüne dair bir karar alınmadığı, davacının çıkma çıkma iradesini noter aracılığı ile kooperatife bildirmediği, kooperatif üyeliğinin devam ettiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, bilirkişi ile davacı birleşen davanın davalısının kooperatife aidat borcunun bulunduğu sabit olduğu gerekçesi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 14.00 YTL. onama ilam harcının temyiz eden taraftan alınmasına, 21.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.