Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/3265 E. 2008/5130 K. 15.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3265
KARAR NO : 2008/5130
KARAR TARİHİ : 15.07.2008

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; Duruşma için belli edilen gün ve saatte taraflardan gelen olmadığı görülerek evrak üzerinde inceleme yapılmasına karar verildi. İnceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacılar vekili 07.01.1988 tarihli dava dilekçesi ile tapu kayıtlarına dayanarak, kadastro sonucu davalılar adına tapuya tescil edilen 3431 sayılı parselin tamamı ve 3425 sayılı parselin keşfen belirlenecek bölümünün tapularının iptali ile hisseleri oranında adlarına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 3425 parselin tamamı ve 3431 parsel sayılı taşınmazın tapusu kapsamında kaldığını iddia ettiği bölümünün tapusunun iptali ile davacılar adına tescili şeklinde düzeltmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 3425 sayılı parselin tamamı ile 3431 sayılı parselin teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 1.340 metrekare miktarındaki bölümünün tapu kayıtlarının iptali ile tamamı 4 hisse hesabıyla 2 hissesinin davacı …, 1’er hissesinin ise … adlarına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … mirasçıları vekili ile Yusuf Altunbaş ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tapusunun temyize konu taşınmaz bölümlerini kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının tüm sınırları tartışmasız bir şekilde belirlenmemiş, tapu kayıtlarında sözü edilen … taşınmazının neresi olduğu tam olarak saptanmamış, Teşrinievvel 1330 tarih 41 sıra numaralı tapu kaydının doğu sınırında okunan “… bin …” ile Teşrinievvel 1330 tarih 10 sıra numaralı tapu kaydının ilk kayıt maliki olan Hüseyin oğlu … namı diğer Kevrak …’nin aynı kişiler olup olmadığı yeterince araştırılmamış, bir kısım bilirkişilerin Habil tarlası olarak gösterdikleri 3428 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören vergi kaydı getirilmemiş, ….tarlasının kesin yeri saptanmamış, bir kısım bilirkişi ve tanıkların …. tarlası olarak gösterdikleri 3432 parsel sayılı taşınmazın doğusunda yer alan 3436 sayılı parsel dayanakları getirilmemiştir. Diğer taraftan davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının yüzölçümü başlangıçta 4 dönüm iken davalıların taraf olmadığı dava sonucu artırılan miktarının ve bu karara ek krokisinin davalıları bağlamayacağı, keza 3425 parsele revizyon gören ve diğer davalılar ile davacı tarafın taraf olmadığı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı tescil davası sonucu oluşan tapu kaydının da davacı tarafı bağlamayacağı göz önünde bulundurulmamış, taşınmazlar üzerinde zilyetliğin ne zaman, ne şekilde başladığı, kimden kime ne surette
intikal ettiği ve nasıl kullanıldığı araştırılmamıştır. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca öncelikle, dava konusu taşınmazlar ile birlikte dava dışı 3427, 3428, 3429, 3430, 3462 ila 3476, 3432, 3436, 3433, 3549 parseller ile birlikte tüm bu parselleri çevreleyen taşınmazların kadastro tutanakları ile dayanağı belgeler tüm tesis ve tedavülleri ile birlikte dosya içine getirtilmeli, bundan sonra yaşlı ve ehil üç kişilik yerel bilirkişi, fen elemanı bilirkişi ve zirai bilirkişi aracılığıyla mahallinde yeniden keşif yapılarak, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının sabit sınırlardan bağlantı kesilmemek suretiyle miktarlarına göre kapsamları kesin olarak saptanmalı, davacının tapu kaydındaki miktar artışının ve 3425 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydının taraflar açısından bağlayıcı olmadığı dikkate alınmalı, bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin ne zaman, ne şekilde başladığı, kimden kime ne surette intikal ettiği, nasıl kullanıldığı ve niteliği hususlarında uzman bilirkişi, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından ayrıntılı bilgi alınmalı, davacılar dayanağı tapu kaydının nizalı parsellere uyması halinde tapu kaydının ilk yüzölçümüne itibar edilerek ilk yüzölçümünün dışında ancak miktar artırımına ilişkin kararın eki olan krokisi kapsamında kalan bölümler yönünden ihtilafın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerektiği göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.07.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.