YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/33
KARAR NO : 2008/93
KARAR TARİHİ : 15.01.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 865 ada 3 parsel sayılı 29887.60 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne ve çekişmeli parselin davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Hazineye ait tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı, ancak tapu tesisinden itibaren geriye doğru davacı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 1561 numaralı belirtmelik parseli olarak belirlenmiş, firari ve mütegayyip eşhastan Hazineye intikal ettiği gerekçesiyle 2.1.1964 tarih ve 215 sıra numaralı tapu kaydı ile Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Hazinenin dayanağını oluşturan tapu kaydı 1561 numaralı tevzi parseli için oluşturulan 27500 metrekare miktarındaki 2.1.1964 tarih 215 sıra numaralı tapu kaydıdır. Yapılan keşif sırasında komşu dava dışı 865 ada 2 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 9180 metrekare miktarındaki 5.5.1966 tarih ve 4 sıra numaralı … Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.11.1954 tarih 1953/72 esas, 1954/74 karar sayılı ilamı ile hükmen oluştuğu anlaşılan tapu kaydının dava konusu taşınmazı da kapsadığı ileri sürülmüştür. Buna rağmen mahkemece bu tapu kaydının dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilmemiş, Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamıştır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle yerel bilirkişi tarafından taşınmaza uyduğu belirtilen tescil tapusunun dayanağını oluşturan tescil ilamı ve haritası ile Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Celbedilen tescil ilamında Hazinenin taraf olduğunun anlaşılması halinde bu ilam taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağından bu durumda öncelikle tescil krokisi uygulanarak kapsamı
belirlenmeli ve bu bölümün davacı adına tesciline karar verilmelidir. Tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise kaydın sınırlarında okunan “dere ve yol” sınırlarının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığı araştırılmalı, bu sınırların gayri sabit hudutlu olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, kayıtların çakışması halinde davacının eşinin miras bırakanı Mahmut adına oluşan tescil tapusunun miktar fazlası olan ve Hazine tapusu kapsamında bulunan bölüm hakkında ise Hazine adına tescile karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.