Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/354 E. 2008/322 K. 22.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/354
KARAR NO : 2008/322
KARAR TARİHİ : 22.01.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 117 ada 28 parsel sayılı 16941,35 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz,122 ada 16 parsel sayılı 51419,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz,125 ada 44 parsel sayılı 835608,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ve 144 ada 214 parsel sayılı 1345514,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan hali arazi olması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ….Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazların … Köyü’nün merası olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine, meraların aidiyetinin tespiti talebi Kadastro Mahkemesinin görevi dışında olduğundan bu yöndeki talebin görev yönünden reddine, çekişmeli 117 ada 28, 122 ada 16, 125 ada 44 ve 144 ada 214 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırılıp, özel sicile yazılmasına karar verilmiş; hüküm, Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli 117 ada 28 parsel, 122 ada 16 parsel, 125 ada 44 parsel ve 144 ada 214 parsel sayılı taşınmazların mera olduğu kabul edilerek mera olarak sınırlandırılmasına, özel sicile yazılmasına karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli 117 ada 28 parsel, 122 ada 16 parsel, 125 ada 44 parsel ve 144 ada 214 parsel sayılı taşınmazların mer’a olup olmadığına ilişkindir. Mahkemece tespite aykırı sonuca varıldığı halde tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmaması isabetsiz olduğu gibi, komşu köyden dinlenen yerel bilirkişinin maddi olaylara dayanmayan ve mücerret ifadesine dayanarak karar verilmiş bulunması da doğru değildir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle taraflardan iddia ve savunmalarıyla ilgili tüm delilleri sorulup celbedilmeli, taşınmazların bulunduğu köyde tahsisli mera kaydının bulunup bulunmadığı merciinden sorulup varsa mera norm kararı ve ekleri getirtilip dosyaya konulmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek tanıklar huzuruyla keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında yerel bilirkişiler yardımı ve uzman bilirkişi aracılığıyla varsa mera norm kararı ve ekleriyle tarafların dayandığı kayıtlar uygulanıp kapsamları
belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncesinin kamu orta malı mera niteliği taşıyıp taşımadığı, komşu parsellerin ne sebeple şahıslar adına tespit edilip kesinleştiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözlerinin zemine uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tespite aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, uzman ziraat mühendisi veya mühendisler kurulundan arazilerin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye varsa uygulanan kayıtların kapsamını belirtir taşınmazların mera norm kararındaki konumunu gösterir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi isabetsiz olduğundan temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 22.1.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.