Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/3754 E. 2008/4613 K. 24.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3754
KARAR NO : 2008/4613
KARAR TARİHİ : 24.06.2008

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, asıl ve birleşen davada, kooperatif genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … Konut Yapı Koop. (Yönetim Kurulu Başkanı) … … … vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, asıl davada 30.06.2005 tarihli genel kurulun 12. maddesinde ve birleşen davada 30.06.2006 tarihli genel kurulun 8. maddesinde alınan, eski yüklenici olan ve 2004’de yönetici olan A. … …’a eski alacaklarına karşılık iki adet dükkanın verilmesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını ve kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir. Mahkemece, genel kurul kararına konu yüklenici firmanın ilgili dönemlerde tahakkuk eden bir alacağının bulunmadığı, bu nedenle kararların usul ve kanuna uygun olmadığı, batıl olduğu gerekçeleriyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, anılan iki ayrı genel kurulda verilen 12. ve 8. maddelerin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, 1163 Sayılı Kooperatif Kanunu’nun toplantı yeter sayısına ilişkin 45, temsile ilişkin 49, kararların geçerliliğine ilişkin 51, ve ortakların paylarının artırılmasına ilişkin 52. maddelerindeki hükümler emredici nitelikte olduğundan, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, B.K.nun 19 ve 20. maddeleri gereğince, mutlak butlanla sakattırlar. Bu kararların iptali için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunulmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Ancak, anılan Yasa’nın 53. maddesinde ise genel kurulda alınan kararların, yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olması durumunda, toplantıda bulunan ortaklar alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirttikten sonra kararın iptali için dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Somut olayda, asıl davaya konu genel kurul kararı hakkında, davacı tarafça kararın yok hükmünde olduğundan iptali istenildiği halde, mahkemece bu husus açıklattırılmadan ve kendi içinde çelişki yaratacak biçimde gerekçede hem kararların batıl olduğundan bahsedilmiş ve hem de kararların iptaline karar verilmiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere, kararların yok hükmünde olduğu ya da iptali gerektiği hususları açıklığa kavuşturulmadan, asıl davanın süresinde açılıp açılmadığı ve usulüne uygun muhalefet şerhinin varlığı denetlenmemiş ve tartışılmamıştır. Oysa, iptali istenilen karar hakkındaki iddialar kararların iptali nedeni olabilecektir. Ayrıca, mahkeme ./…

2008/3754-4613 SH.2

kararında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 59/6. maddesinden bahsedilmiş olup, esasen bu hükmün dava ile bir ilgisi yoktur. Somut olayda, dava dışı yöneticinin kooperatif ile bir ticari ilişkiye girmesi söz konusu değildir. Emanet usulü ile, yöneticilerin konut inşaatını üstlenmesi mümkün olup, bu husus anılan yasa hükmü kapsamında değerlendirilemez. Kaldı ki, bu husus yokluk nedeni değil iptal nedenidir. Birleşen dava bakımından ise; bu dava süresinde açılmış olup, muhalefet şerhi de usulüne uygun olarak genel kurulda tutanağa geçirtilmiştir. Dosya içerisindeki bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere 2000 yılından önceye dayalı bir alacağın varlığı araştırılmadığı gibi, 2. ek raporda plan ve proje bedeli olarak bir belirleme yapılmış olmasına ve 2000 yılı genel kurul kararında esasen dava dışı yüklenicinin plan ve proje işleri nedeniyle oluşan alacağından bahsedilmiş olmasına rağmen, gerçekten bu işlerin yapılıp yapılmadığı, kim tarafından yapıldığı ve bu işlerin karşılığının ödenip ödenmediği hususları dahi araştırılmamıştır. Ayrıca, kooperatif defter asılları incelenmeden ve bu bağlamda raporlara yapılan itirazlar da değerlendirilmeden düzenlenen rapor ve ek raporlara dayalı olarak, yalnızca yazılı kayıt ve belge bulunmaması nedenine dayalı olarak davaya konu yüklenici mühendisin bir alacağının bulunmadığının kabulü doğru değildir. Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususların araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.00 YTL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 24.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.