Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/3768 E. 2008/8817 K. 31.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3768
KARAR NO : 2008/8817
KARAR TARİHİ : 31.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinin iptali ve tescili istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkilinin aracını satmak zorunda kaldığı için daha önce üyesi olduğu dava dışı taşıma kooperatifine ait üyeliğini davalı …’e kiraladığını, ancak süre sonunda üyeliğin iade edilmediğini, diğer davalıya devredildiğini ileri sürerek, davalılara ait bu üyeliğin iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, daha sonra yapılan sözleşmeler ile minibüs hattının müvekkili …’e ait olduğunun kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, esas itibarıyla davacının, dava dışı kooperatife yeniden üye olmasını sağlamak amacına yönelik istemlere ilişkin olup, mahkemece sonuç itibarı ile kooperatife üyeliğin tescili istemine yönelik olan bu davanın kooperatifin tarafı olmadığı bir davada görülüp karara bağlanması mümkün değildir. Diğer yandan, davacı ve davalıların kooperatif kayıtlarındaki durumları ile, kooperatifin davaya karşı cevabının, davanın ispatı bakımından bir önem taşıdığı da kuşkusuzdur. Bu itibarla, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Ancak bu husus davanın reddini gerektirmeyip, HUMK’nın 39 ve 40. maddeleri kapsamında, davacıya süre verilmek suretiyle giderilmesi mümkün bir eksiklik olduğundan, mahkemece, davacı tarafa, ilgili kooperatife karşı da dava açması için süre verilmesi ve açılacak dava işbu dava ile birleştirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 31.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.