YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3776
KARAR NO : 2008/6979
KARAR TARİHİ : 04.11.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyiz konusu 110 ada 31 parsel sayılı 536.250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ve … vekili, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacı tarafın dayandığı tapu kaydı kapsamında kalmadığı gibi, tarım arazisi niteliğinde de olmadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz, değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı tarafın dayanağını oluşturan 1800 metrekare miktarındaki 28.5.1968 tarih ve 96 sıra numaralı tapu kaydı, davalı Hazinenin taraf olduğu Kiğı Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.12.1968 tarih 1962/266-1968/21 sayılı ilamı ile hükmen oluşmuştur. Mahkemece tapu kaydının dayanağı olan tescil ilamı ve krokisi uygulanarak tapu kaydının kapsamı yöntemince belirlenmemiştir. 3402 sayılı Kanun’un 20/A maddesi uyarınca kayıt ve belgeler harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, tapu kaydı ile diğer belgelerin kapsadığı alan harita, plan ve krokideki sınırlara göre belirlenir. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yeniden keşif yapılarak keşif sırasında davacı dayanağı tapu kaydının dayanağını oluşturan tescil ilamı ile haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Tescil ilamında Hazinenin taraf olması nedeniyle ilamın taraflar arasında kesin hüküm oluşturması ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 237. Maddesi gereğince kesin hükmün kesin delil niteliğinde olması nedeni ile taraflar yönünden bağlayıcı olduğu gözönünde bulundurularak taşınmazın tescil ilamı kapsamında kalan bölümünün davacılar adına tesciline karar verilmelidir. Tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması, ancak tapu kaydının çekişmeli taşınmaz’a ait olduğunun belirlenmesi durumunda ise tapu kaydının sırt ve
bayır sınırları itibarı ile değişebilir sınırlı olması nedeniyle kapsamının miktarı ile geçerli olduğu düşünülerek, sabit sınırlardan başlanmak suretiyle belirlenen kayıt miktarı kadar bölümün davacılar adına; tapunun miktar fazlası olan bölümün ise taşınmazın üzerinde kazandırıcı zamanaşımı ile edinme koşullarının gerçekleşmediği teknik bulgulara dayalı ziraatçi bilirkişi raporu ile saptandığı gözönüne alınarak Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar … ve …’in temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4.11.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.