Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/3795 E. 2008/2848 K. 29.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3795
KARAR NO : 2008/2848
KARAR TARİHİ : 29.04.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında kadastro tesbitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 106 ada 18 parsel sayılı 4538.38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili yasal süresi içinde taşınmazın meradan açıldığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orta malı mera niteliğinde olmadığı ve davalı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespiti herhangi bir kayıt ve belge esas alınmadan yapılmış olup, yargılama esnasında da davalı taraf herhangi bir kayda dayanmamıştır. Çekişmeli taşınmaza komşu 106 ada 2 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırılmış ve tespit kesinleşmiştir. Anılan parsel ile çekişmeli taşınmaz arasında ayırıcı unsur olarak doğal ya da yapay bir sınır bulunmadığı gibi, mera niteliğindeki taşınmazlar üzerinde dere, hendek, çukur gibi doğal ya da yapay sınırların bulunması da doğaldır. Kaldı ki, Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonrası alınan uzman ziraatçi bilirkişi raporu ile de dava konusu taşınmazın mera olduğu saptanmıştır. Hal böyle olunca dava konusu taşınmazın komşusu olan meradan kazanıldığının kabulü zorunludur. Buna göre eylemli duruma aykırı düşen ve soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilemez. Mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Yasa’nın 16/B maddesi gereğince mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı Hazine’nin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.4.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.