YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3914
KARAR NO : 2009/1027
KARAR TARİHİ : 24.02.2009
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, ödenmeyen kooperatif aidat bedellerinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, birikmiş aidat ve faiz borcuna ilişkin başlatılan icra takibinin haksız itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40’tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava dışı Esti İnşaat şirketi ile kooperatif arasında yapılan sözleşme gereğince dairenin kendisine verildiğini ve buna göre bir borcunun bulunmadığını savunmuş, % 40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, kooperatif kayıtları ve genel kurul kararları uyarınca davalının borçlu olduğu gerekçesiyle, 5.600.00-YTL asıl borç ve 412,32-YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.012,32-YTL üzerinden itirazın iptaline, % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğine dayalı aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı vekili, müvekkilinin sözleşme ile peşin ödemeli üye olduğunu savunmuş; ancak bu husus, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında hiç değerlendirilmemiştir. Ayrıca, bu konuda dosyaya fotokopisi sunulan sözleşmeye göre, yüklenici ile alt yüklenici arasındaki sözleşmede iş karşılığı daire verilmesine ilişkin hüküm bulunmaktadır. Esas itibarıyla, eser sözleşmesi sözleşme taraflarını bağlar. Ancak, ortağa karşı yüklenicinin bağımsız taahhüt altına girdiğinin kanıtlanması halinde, aynı sözleşme davacıya karşı yükleniciyi de bağlayacak ve kişisel isteminin dayanağı olabilecektir. Bu itibarla, davalının peşin ödemeli üye olup olmadığı hususundaki savunmasının değerlendirilmesi, kooperatifte bu yönde bir uygulamanın bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 24.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.