YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3917
KARAR NO : 2009/802
KARAR TARİHİ : 17.02.2009
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile üyeliğin tespiti istemlerine ilişkin davada verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı, davalı kooperatifin üyeliğinden haksız olarak ihraç edildiğini ve ihraca ilişkin kararın kendisine bildirilmediğini ileri sürerek, ihraç kararının iptali ile üye olduğunun tespitini, bu olmadığı takdirde ödediği bedellerin müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davacının üyelikten ihraç edildiğini, bu durumu bildiği için hiçbir ödeme yapmadığını, aradan 5 yıldan fazla zaman geçtiğini ve istemin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece, davacının usulüne uygun olarak ihraç edilmediği, bu nedenle kooperatif üyesi olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile üyeliğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu davada, davacı hakkında alınan ihraç kararının davacıya tebliğ edilmediğine göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16/3. maddesi hükmü kapsamında dava açılması için öngörülen 3 aylık hak düşürücü süre şartı kural olarak bu davada aranmayacaktır. Ancak davalı tarafça davacının üyesi olduğunu ileri sürdüğü kooperatif ile 5 yılı aşkın bir sürede herhangi bir ilişki kurmadığı ve aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği savunulmuştur. Bu durumda mahkemece, davalı kooperatife kayıtlı üyelerin aidat ve diğer yükümlülükleri ile davacının bu yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususları ve davacının bu yükümlülükleri yerine getirmeme nedenleri belirlenerek, buna göre 5 yıl sonra bu davanın açılmasının MK’nın 2. maddesi hükmüne aykırı düşüp düşmediğinin tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair nedenlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 17.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.