YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3933
KARAR NO : 2008/5332
KARAR TARİHİ : 18.09.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davacı, dava konusu yolun kadastro tespitinden önce varolduğunu ve tarafların iradeleriyle oluşturulup 20 yılı aşkındır bu yolu kullandığını bildirerek dava açtığına göre; istemi kadastro tespitinden önce varolan hakkının tespitini içerdiğinden, mahkemece davacının iddiası ve davalı tarafın savunması çerçevesinde inceleme yapılıp böyle bir hak varsa o hak doğrultusunda hüküm kurulması; mevcut bir yol yoksa ve yeni bir geçit hakkının tesisi sözkonusu olursa geçit hakkı tesisi yenilik doğurucu nitelikte hüküm almayı gerektirdiğinden, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25/son maddesi gereğince bu tür davalara kadastro mahkemelerinde bakılamayacağı gözetilerek dosyanın Genel Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; çekişmeli parselin tespit gibi tesciline, bu parsel üzerinde bulunan ve 16.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile ve kırmızı renkle taralı olarak gösterilen 3.20 metre eninde, 113.42 metrekare kısmın yol olarak haritasında gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, tarafların murisleri arasında yapılan taksim sonucu düzenlenen 2.5.1979 tarihli senet ile 103 ada 73 parsel sayılı taşınmaz üzerinde dava ve temyize konu özel yolun oluşturulduğu kabul edilerek hüküm kurulması dosya içeriğine uygun olmakla birlikte, mahkemenin hüküm şekli kabul ve değerlendirmesiyle uyumlu bulunmadığı gibi 103 ada 73 parsel sayılı taşınmazın önce tespit gibi tesciline karar verildikten sonra devamında uzman bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının haritasında yol olarak gösterilmesi hükümde çelişki ve infazda tereddüt oluşturur mahiyettedir. Bozma kararı öncesi ve sonrasında mahallinde yapılan keşif ve uygulamalar, dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri, dosyaya sunulan uzman bilirkişi raporları ile tüm dosya içeriğine göre; tarafların murisleri arasında düzenlenen 02.05.1979 tarihli arazi bedel senedi başlıklı sözleşmenin ikinci bedel anlaşması alt başlıklı bölümünün çekişmeli taşınmazla ilgili olduğu, tarafların murislerinin arazilerin paylaşılması sırasında dava konusu taşınmaz üzerinde gösterilen bölümün ortak özel yol olarak kullanılması hususunda anlaştıkları ve tespit gününe kadar ortak kullanımın çekişmesiz devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; mahkemece, dava konusu 103 ada 73 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi … tarafından düzenlenen 16.10.2007 tarihli raporda (A) ve (C) harfleriyle gösterilen bölümlerinin tespit gibi davalı adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen bölümünün tarafların murisleri arasında yapılan paylaşma sırasında oluşan iradelerine ve paylaşma tarihinden bugüne kadar süren kullanma şekillerine uygun olarak ve özel yol olarak davacı ve davalı adına müştereken tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, tarafların temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 18.9.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.