Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/394 E. 2008/219 K. 21.01.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/394
KARAR NO : 2008/219
KARAR TARİHİ : 21.01.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 138 ada 11 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilip Sulh Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek doğu hududu ve miktarı davalı bırakılmıştır. Davacı … tarafından davalılar aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası davaya konu olan parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli 138 ada 11 sayılı parselin … evlatları Cemalettin ve … Özkul adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının murisi … çocukları arasında yapılan yazılı paylaşma senedinde davacının iddia ettiği yerden yol bırakılmadığı, taşınmazı satın alan dahili davalıların üçüncü şahıs olup, yol durumunu bilemeyecekleri ve iyi niyetli oldukları kabül edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun düşmediği gibi yapılan araştırma ve inceleme de yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 11 sayılı parsel ile davacı adına tespit edilen 12 sayılı parselin öncesi bir bütün iken mirasçılar arasındaki yapılan 19.12.2000 tarihli taksim senedi ile 11 parselin mirasçılardan İsa’ya, 12 sayılı parselin de davacıya düştüğü, 22.2.2003 tarihli satış senedi ile niza konusu parselin İsa tarafından davalı tarafa satıldığı anlaşılmaktadır. Gerek … mirasçıları arasında aynı konuda ve aynı taksim senedine dayanılarak açılan dava dışı başka taşınmazlar ile ilgili davada, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/39 esas sayılı dosyasındaki mevcut delillere, gerekse mahkemece toplanan delillere göre taksim senedinde yol belirtilmemiş ise de; taksim sırasında, yol tarafındaki taşınmaz kendisine düşecek mirasçı ile diğer mirasçının uygun bir yol bırakılmasını kararlaştırıldığı anlaşıldığı gibi, taksimden önce taşınmazın tamamına nispetle ana yola çıkış mümkün iken taksim sonucu taşınmazın bölünen parçalarının ana yola çıkışı engellenmeyecek şekilde bir düzenleme yapılması da zorunluluktur. Taksim sırasında hazır bulunan tüm mirasçılar, taksim senedi tanıkları ve taraf tanıkları dinlenerek taksim sırasında kararlaştırılan yol hakkındaki düzenlemenin içeriği saptanmamıştır. Bu anlaşma mirasçıları bağlayacağı gibi hal ve vaziyetin icabına göre satın alan davalıyı da
bağlayacağı gözetilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için; taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taksim sırasında hazır bulunan tüm mirasçılar, senet tanıkları ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte mahalli bilirkişiler, taksim senedinde imzası bulunan taraflar ile senet tanıkları ve taraf tanıklarından, … mirasçıları arasında taksim anlaşması sırasında taşınmazdan bırakılan yol hakkındaki düzenlemenin içeriği sorulup saptanmalı, yol bırakılması hususundaki anlaşmanın mirasçıları bağlayacağı gibi taksimen kendisine düşen mirasçıdan taşınmazı satın alan (davalı tarafın uzun süre aynı köyde yaşaması nedeniyle bu hususu bilmemesi ve öngörmemesi hayatın olağan akışına aykırı düşeceğinden) davalıyı da bağlayacağı düşünülmeli, taşınmazın doğu kısmında mirasçılarca kararlaştırılan yol tespit edilerek fen bilirkişi krokisinde işaret ettirilmeli ve bu bölümün haritasında yol olarak bırakılmasına karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, 21.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.