YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/396
KARAR NO : 2008/244
KARAR TARİHİ : 22.01.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 104 ada 1 parsel sayılı 7876.65 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz maliki bilinemediğinden Hazine adına, 181 ada 65 ve 171 ada 4 parsel sayılı 4245.98 ve 4714.69 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar zilyetlik süresi 20 yıla ulaşmadığından tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı … Korkmaz’ın davasının kabulüne ve çekişmeli 104 ada 1 sayılı parselin … Korkmaz adına tapuya tesciline, davacı …’in davasının kısmen kabulüne ve çekişmeli 181 ada 65 sayılı parselin davacının murisine ait dosya içinde bulunan 2005/204-198 sayılı Sarıoğlan Sulh Hukuk Mahkemesince verilen veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya tescilline, 171 ada 4 sayılı parsele yönelik davanın reddine ve tespit gibi Hazine adına tescilline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 104 ada 1, 181 ada 65 sayılı parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 171 ada 4 sayılı parsele yönelik davacı vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece çekişmeli parselin zilyetliğinin iradi olarak terk edildiği, kadastro çalışmaları başlamadan önce davacının kötü niyetli olarak taşınmazı sürdüğü, davacının veya murisinin ekonomik amaca yönelik zilyetliğinin 20 yılı doldurduğu vakıasının ispatlanamadığı kabul edilerek davanın reddine dair yazılı şekilde hüküm kurulmuş isede; bu kabul eksik incelemeye dayalıdır. Keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerden … ile tespit bilirkişisi … ve tanık …, taşınmazın davacının dedesi olan …’a ait iken davacının annesi …’ın kızı …’ya kaldığını, … ve eşi … kullanırken ölümleri ile de çocuklarına kaldığını beyan etmişlerdir. Dinlenen diğer yerel bilirkişiler …ile … çekişmeli taşınmazın Battal tepesi olarak bilindiğini, davacının annesi ve dedesi tarafından kullanılmadığını kadastrodan 1-2 sene önce kullanılmaya başlanıldığını, tespit bilirkişisi M.Nuri Köse de taşınmazın kullanılmadığını, kadastrodan önce davacı tarafından sürüldüğünü beyan etmiş, diğer tespit bilirkişisi dinlenmemiştir. Yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesine de çalışılmamıştır. Bu nedenle mahallinde yeniden keşif ve uygulama yapılarak taşınmazın niteliği, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğe ara verilip verilmediği, zilyetliğin iradi olarak terk edilip edilmediği hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri çevre parsel tutanakları ve dayanakları kayıtlar ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanağa aykırı düşmesi nedeniyle tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla taşınmazın başında dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkilerin de yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraat mühendisleri arasından seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişiler aracılığıyla taşınmazın toprak yapısı incelettirilerek gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşif ve uygulamayı gösterir harita ve rapor düzenlettirilmeli, taşınmaza ilişkin mahkemenin gözlemi keşif zaptına yazılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunduğundan, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22.1.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.