YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3965
KARAR NO : 2008/3338
KARAR TARİHİ : 12.05.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle “Öncelikle davacının hangi iddiaya dayandığı açıklattırılarak, taşınmaz başında önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıkları, tüm tespit bilirkişiler ile senette adı geçen tanıkların katılımı ile keşif yapılması, bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakan …’in sağlığında mallarını mirasçıları arasında taksim edip etmediği, etmiş ise her mirasçıya hangi mevkiden taşınmaz verdiği, …’in böyle bir tasarrufunun olmaması halinde, ölümünden sonra terekesinin taksim edilip edilmediği, edilmişse tüm mirasçılarının katılıp katılmadığı, her mirasçıya keza hangi mevkiden taşınmaz verildiği, dava konusu 200 parselden 201 sayılı parsele bir tecavüzün söz konusu olup olmadığı, taşınmazı hangi tarafın zilyet ettiği, zilyetlik süresi ve sürdürülüş biçiminin olaylara dayalı olarak sorularak saptanması, senetler uygulanarak taşınmaza ait olup olmadıklarının belirlenmesi, …’in sağlığında taşınmazlarını mirasçıları arasında taksim etmesi durumunda, mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet durumu son bulacağından zilyet olan mirasçı yararına zamanaşımı hükümlerinin işleyeceğinin dikkate alınması, …’in ölümünden sonra terekesinin taksim edilmesi durumunda davacıya isabet eden 201 sayılı parsele açılan dava sonunda fundalık niteliği ile Hazine adına tescili yolunda kesinleşen kararın taksimi bozacağı göz önünde bulundurulması, bilirkişi ve tanıklardan … dışındaki mirasçıların paylarını davacıya satıp satmadığının sorulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile; çekişme konusu 101 ada 200 sayılı parselin 21/24 hissenin davacı … adına, 3/24 hissenin davalılar … evlatları … , … ve … adına tesciline, taşınmaz üzerindeki evin davalı … ve … ’a ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Bozma ilamından sonra davacının iddiası, davalı tarafın beyanı ile mahallinde yapılan keşif,
yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından taşınmazın tarafların kök murisi 1972 yılında ölen … ’a ait olduğu, murisin terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile taksim edilmediği, … ’ın ölümü ile evlatları davalının murisi … ve davacı … ile …, …, …, …, … , … ’ün mirasçı olarak kaldığı, taşınmaza uyduğu belirlenen senetler ile davalının murisi … dışındaki diğer mirasçılarının hisselerini davacı … ’e sattığı anlaşılmaktadır. Ancak muris …’in sağlığında niza konusu taşınmazı davalının murisi …’a verip vermediği araştırılmamış, dava konusu taşınmazı uzun süredir neden davalı tarafın kullandığı üzerinde durulmamış, bildirilen bir kısım tanıklar ile tespit bilirkişilerinin duruşmada dinlenmesi ile yetinilmiş taşınmaz başında dinlenmemiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için, taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve tüm tespit bilirkişileri, davacı tarafın dayandığı satış senedinde imzası bulunan senet tanıkları ve muris …’in taraflar dışındaki diğer mirasçıları hazır edilmek suretiyle yerinde yeniden keşif yapılarak, yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazı muris …’in sağlığında davalı murisi …’a verip vermediği, 1955 yılından beri taşınmazı hangi nedene dayanarak davalı tarafın kullandığı etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı olarak ayrıntılı bilgi alınmalı, senet tanıklarından ve mirasçılardan taşınmazın ne sebeple uzun yıllardır davalı tarafın kullandığı sorulmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğunda yöntemince giderilmeye çalışılmalı, tespit bilirkişilerinden taşınmazın tespit tutanağının iktisap sütununda yazılan beyanlar hususunda bilgi alınmalı, bundan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.5.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.