Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/3999 E. 2008/3771 K. 27.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3999
KARAR NO : 2008/3771
KARAR TARİHİ : 27.05.2008

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 337/a maddesine aykırılık suçundan şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan şikayet üzerine, iddianame ile kamu davasının açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, … C.Başsavcılığınca düzenlenen,27.08.2007 tarihli ve 2007/13709-8976 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına, şüpheliler hakkında kamu davası açılmasına ilişkin, … 2.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 03.10.2007 tarihli ve 2007/1190 değişik … sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
Tebliğname ile, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346/3.maddesindeki”Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara, İcra Mahkemesince bakılır” ve aynı Kanun’un ”Muhakeme Usulü” başlıklı 349/1.maddesindeki ”Şikayet dilekçe ile veya şifahi beyanla yapılır. Dilekçeyi veya dava beyanını alan icra mahkemesi duruşma için hemen bir gün tayin edip şikayetçinin imzasını alır ve maznuna celpname gönderir. Şahit gösterilmişse o da celp olunur.”hükümleri uyarınca anılan Kanun’da yer alan suçlar ile ilgili kovuşturmanın, doğrudan icra mahkemesine yapılacak şikayetler üzerine yapılması gerektiği, kaldı ki anılan Kanun’un 337/a maddesinde alacaklının şikayeti arandığı gibi bu maddede düzenlenen suç yönünden farklı bir muhakeme usulü öngörülmediği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemekle kararın 5271 Sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu, Yüksek … Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 09.11.2007 gün ve 56948 sayılı Kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 13.12.2007 gün ve K.Y.B.2007/256330 sayılı tebliğnamesiyle istenilmiş olmakla,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, sanıklara isnat edilen suç, 2004 sayılı İİK’nun 337/a.maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, 44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlunun, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, cezalandırılacağının düzenlenmiş olması,yine anılan Kanun’un 349.maddesinde muhakeme usulüne yer verilmiş olup,buna göre şikayetin dilekçe ile veya şifahi beyanla İcra Mahkemesine yapılacağı,öte yandan 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanun’un 18.maddesiyle değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 346.maddesinin son
fıkrasına göre de “Bu bapta yer alan suçlarla ilgili davalara İcra Mahkemesinde bakılır” hükümleri karşısında, sanıklara yöneltilen suç hakkında iddianame ile dava açılmasının gerekmediği, İcra Mahkemesince verilecek dilekçe ile veya şifahi beyanla yargılamaya başlanacağı hususu göz önüne alındığında,yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay C.Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle … 2.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 03.10.2007 tarihli ve 2006/1190 değişik … sayılı kararının BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesi için, Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.5.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.