Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4045 E. 2009/1211 K. 03.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4045
KARAR NO : 2009/1211
KARAR TARİHİ : 03.03.2009

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dışı … Diler’in kooperatif üyeliğini devraldığını, bunu kooperatife bildirdiğini, ancak kooperatifçe üyeliğinin kabul edilmediğini, oysa müvekkilinin ihraç edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin üye olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının üyeliği devraldığını iddia ettiği kişinin kooperatife hiç üye olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının üyeliğini devraldığı kişinin kooperatif üye kayıt defterinde adının bulunmadığı, ayrıca davacının bu kişinin borçlarını ödediği hususunu da ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar vermiş ise de; kooperatif üyeliği için mutlak surette yönetim kurulunca bir karar alınmış olması veya üye kayıt defterinde kayıtlı bulunulması zorunlu değildir. Bir kimsenin kooperatif üyeliğine kabulü için, üyelik iradesiyle kendi adına aidat veya benzeri bir ödeme yapması, genel kurula çağrılması gibi davacı ile kooperatif arasında üyelik ilişkisini ispat eden bir belgenin varlığı, üyeliğin kooperatifçe zımnen kabul edildiği sonucunu doğurabilir. Bu nedenle, mahkemece gerektiğinde kooperatifin tüm belge ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, iddia ve savunmanın buna göre değerlendirilmesi; ayrıca, bu davada verilecek hükmün, davacının üyeliğini devraldığını iddia ettiği … Diler’in de hukukunu etkileyeceği gözönünde bulundurularak, HUMK’nun 39 ve 40. maddeleri uyarınca re’sen, anılan kişiye karşı da dava açılması için davacıya süre verilmesi ve dava açıldığında her iki davanın birleştirilerek görülmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, sair nedenlerin incelenmesine ise şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 03.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.