YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4056
KARAR NO : 2008/3376
KARAR TARİHİ : 13.05.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1039 ada 20 parsel sayılı 41114.68 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, yasal süresi içerisinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın bir kısmının davalıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, Hazineye ait tapu kaydının ise taşınmazı kapsadığı ancak tapu tesisinden itibaren geriye doğru davalı lehine 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap süresinin gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olduğu gibi, değerlendirme de dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli taşınmaz Toprak Tevzi Komisyonunca yapılan çalışmalarda 2391 numaralı belirtmelik parseli olarak belirlenmiş, uygulanan 1937 tahrir yıllı 950 tahrir numaralı vergi kaydının gayri sabit hudutlu olduğu gerekçesiyle 2391 numaralı belirtmelik parseli 3243 ve 3244 parsel olarak ikiye ifraz edilmiş, 3243 parsel kayıt miktarı olarak … adına ayrılmış, 3244 parsel ise kayıt miktar fazlası olarak 2.1.1964 tarih ve 616 sıra numaralı tapu kaydı ile 119500 metrekare yüzölçümüyle Hazine adına tapuya bağlanmıştır. Davalı tarafın dayanağını oluşturan 40000 miktarındaki 20.10.1973 tarih ve 9 sıra numaralı tapu kaydı Ahlat Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.4.1972 tarih 1970/115 esas, 1972/58 karar sayılı ilamı ile hükmen oluştuğu halde mahkemece tapu kaydının dayanağı tescil ilamı ve krokisi getirtilmemiş, Hazinenin dayanağı olan tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle saptanmamış, Hazine tapusunun kapsadığı tüm parsellerin dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için; Hazine tapusunun dayanağı belirtmelik tutanağı ve haritası ile davalı tapusunun dayanağı tescil ilamı ile haritası getirtilerek dosya ikmal edilmeli, Hazine tapusunun kapsamında kalan tüm parsellerin dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi huzuru ile yapılacak keşif sırasında tarafların dayandığı
tapu kayıtları ve haritaları uygulanıp kapsamları 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmelidir. Celbedilen tescil ilamında Hazinenin taraf olduğunun anlaşılması halinde bu ilam taraflar arasında kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağından bu durumda tescil krokisinin kapsadığı bölümün davalı adına tesciline karar verilmelidir. Tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise kaydın sınırlarında okunan “yol ve dere” sınırlarının kadimden beri yön değiştirmeyen sabit bir sınır olup olmadığı araştırılmalı, bu sınırların gayri sabit hudutlu olduğunun anlaşılması halinde kaydın miktarı ile geçerli olduğu düşünülmeli, kayıtların çakışması halinde davalı tapusunun miktar fazlası olan ve Hazine tapusu kapsamında bulunan bölüm hakkında ise Hazine adına tescile karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.