YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4122
KARAR NO : 2008/5267
KARAR TARİHİ : 16.09.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında kooperatif yöneticiliğinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden S.S. … Konut Koop. vekili Avukat … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelen tarafın yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin eski yöneticileri olan davalıların; 82.550.000.000-TL belgesiz harcama yapmak ve yapılmayan asansör işi için ilgili firmaya 20.800.000.000-TL ödemek suretiyle, kooperatifi toplam 103.350.000.000-TL zarara uğrattıklarını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı … … davaya cevap vermemiş, diğer iki davalının ortak vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalıların genel kurulca ibra edildikleri ve alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davası olup, mahkemece davalıların ibra edildiği ve zararın ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalılar hakkında alınan ibra kararı sorumluluk davası açılmasına engel oluşturacak nitelikte olmadığı gibi, mahkemenin ispat yükü ile ilgili değerlendirmesi de yerinde değildir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi ile TTK’nın 380. maddesi uyarınca, ibranın varlığının kabulü, yalnızca genel kurulun bilgisine sunulan, tartışılıp sonuca bağlanan konularla sınırlıdır. Genel kurula sunulmayan, soyut, genel bilgi ve rakamların ve satır başları altında bulunan tüm konuların oylanmış ve benimsenmiş olması ibra olarak kabul edilemez. Somut olayda, 09.04.2000 tarihli genel kurulda 4, 5, 6 ve 7. maddelerde faaliyet raporu, denetleme kurulu raporu, bilanço ve gelir gider cetvelinin okunduğu belirtilmiş, davaya konu hususlarda herhangi bir tartışma ya da söz alan olmaksızın ibra kararı alınmış, 07.04.2001 tarihli genel kurulda ise 4, 5 ve 6. maddelerde bilanço, gelir gider cetveli ile ibralar birlikte görüşülüp oylandığı belirtilmiş, borçlu ortakların durumu, bilânçodaki 30 milyarlık açığın faturasız harcamalar için yazılı olduğu, pencere ve asansörün durumu soyut olarak dile getirilmiş, 6. maddede ibra kararı alınmıştır. Ayrıca, davalıların görev süresi 7.3.1999 ile 2.12.2001 tarihleri arasındaki dönem olup, 07.04.2002 tarihinde yapılan ve 2001 yılı hesaplarının görüşüldüğü genel kurulda 8. maddesi ile yönetim kurulu ibra edilmemiştir. Bu durumda, davalılar hakkında, sorumluluk davası açılmasına engel nitelikte bir ibra söz konusu olmadığı gibi, 2000 yılı genel kurulunda alınan bu ibra kararı görev süresinin tamamını da kapsamamaktadır. Diğer yandan, davalıların sorumlulukları, ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğu olup, kooperatif adına yapılan ödemelerin doğruluğunu kanıtlamaları halinde davalıların sorumluluktan kurtulmaları mümkündür. Bu açıklamalara göre, mahkemece davacı tarafça sunulan deliller toplanmadan ve alınan raporda araştırılmasının gerektiği belirtilen hususlar araştırılmadan; ispat yükü yanlış değerlendirilerek alacağın ispat edilemediği gerekçesine dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.000 YTL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.