Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4133 E. 2008/5270 K. 16.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4133
KARAR NO : 2008/5270
KARAR TARİHİ : 16.09.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında, tazminat, menfi tespit ve tespit istemlerine ilişkin asıl ve birleşen dava sonucunda verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden Doç. Dr. … ile vekili Avukat … ile aleyhine temyiz istenilen S.S. Merkez Kent Konut Koop. vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili; asıl davada, müvekkilinin üyesi bulunduğu kooperatifçe üstlenilen inşaatların ayıplı ve kusurlu yapıldığını, ihtara rağmen bunların giderilmediğini, ayıplı ve kusurlu işlerin 6.542.815.000.-TL harcama yapılarak giderilebileceğini tespit ettirdiklerini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, davacı asil tarafından açılan birleşen davada ise, kooperatifin tüzel kişiliği ve ana sözleşmenin devam edip etmediğinin, davacı hakkında alınan genel kurul kararının mutlak butlanla batıl olup olmadığının, bir kısım işler için ek ödeme talep edilmesinin yasal olup olmadığının, davacının kooperatife ve kooperatifin de davacıya borcunun bulunup bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ayıplı ve kusurlu işlerin tüm konutlar için aynı olduğunu, yüklenici aleyhine müvekkilince dava açıldığını, davacının bu davayı kazanması halinde, dava açmayan diğer ortaklar karşısında sebepsiz zenginleşeceğini, zira davacı dahil tüm ortaklardan toplanacak paralar ile davacıya ödeme yapılacağını, eşitsizlik doğacağını, davacının istek kalemlerinden bazılarının, projede olmayan, kooperatifin üstlenmediği ve diğer ortaklara da yapılmayan işler olduğunu, talep miktarının yüksek istendiğini; birleşen davanın ise hukuki dayanaktan yoksun ve yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, ilk açılan asıl davada, talep miktarının makul olduğu, davalının da kabul ettiği ayıplı ve kusurlu inşaat işlerinden yükleniciye karşı hakları saklı kalmak kaydı ile üyelere karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulmuş, bozma ilamında özetle; “Kooperatifin tüm konutlarının ayıplı ve kusurlu inşa edildiği, davalı kooperatifin dava dışı yüklenici şirkete karşı dava açtıklarının savunulduğu, kooperatifin kesin kabul yapmayarak ve yüklenici aleyhine dava açarak üzerine düşeni yaptığı, ayıplı ve kusurlu inşaatın tüm konutlar için aynı olduğu, diğer ortakların o davanın sonucunu bekledikleri, önce açılan anılan davanın sonucu beklenmeden veya işbu dava ile birleştirilmeden bu davanın sonuçlandırılmasının doğru olmadığı, öte yandan hükme esas bilirkişi ek raporunun da denetime ve hükme elverişli olmadığı, istek kalemlerinin tek tek tartışılması, metraj ve fiyatlandırma yapılması, projenin incelenmesi, davalının, davacıya istek kalemlerine ilişkin bir taahhüdünün bulunup bulunmadığının irdelenmesi, davalının bu yönlerden rapora yaptığı itirazı karşılayan ve denetime elverişli olan, başka bir uzman bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, rapora itirazı karşılamayan ve özünde asıl rapora atıf yapan ek rapora itibar edilmesi, kabul şekli bakımından da doğru görülmediği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, asıl davanın yükleniciye karşı açılan davanın kısmen kabul ile sonuçlanması üzerine davanın haklı görülemeyeceği ve birleşen davanın ise esasen istemlerin muarazanın giderilmesi şeklinde yerinde olmayan istemler oldukları, borçlu bulunmadığına ilişkin menfi tespit isteminin ise hukuki yarar bulunmadığı gerekçeleriyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 550.000. YTL. vekalet ücretinin temyiz eden davacıdan alınarak, duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, 14.00 YTL onama ilam harcının temyiz eden taraftan alınmasına, 16.9.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.