YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4164
KARAR NO : 2008/3465
KARAR TARİHİ : 16.05.2008
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 347 ada 184 parsel sayılı 24000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde taşınmazın 1/2 payı hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davaya konu taşınmazın müşterek muris … tarafından sağlığında oğlu (davalı …’nın eşi olan) … ’ya bağışlandığı, … ’nın ölümü ile de taşınmazın eşi ve çocuklarına kaldığı, çocukların babaları … ‘dan gelen taşınmazdaki miras paylarını anneleri davalı …’ya devrettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi hükme esas alınan senetle ilgili değerlendirme de doğru değildir. … , tarafların ortak miras bırakanıdır. Davalı tarafın dayanağı olan ve muris … tarafından düzenlendiği sabit olan tarihsiz senet ölünceye kadar bakma sözleşmesine ilişkin olup, muris bu senet ile kendisine ölünceye kadar bakması karşılığında bir kısım mallarını davalının eşi olan oğlu …’ye bırakmak istemiştir. Ancak Borçlar Kanunu’nun 512 delaletiyle Medeni Kanun’un 545. maddesine göre ölünceye kadar bakma sözleşmesinin resmi şekilde yapılması zorunludur. Kanunda öngörülen şekil şartı ispat şartı olmayıp geçerlik şartıdır. Somut olayda dosyada bulunan senet resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Ancak dava konusu taşınmaz tapusuz olduğuna göre menkul mal hükmünde olup, sözleşme geçersiz olsa dahi zilyetliğin devredilmiş olması halinde, teslimle mülkiyet davalıya geçebilecektir. Oysa, senet içeriğinde taşınmazın …’ye teslim edildiği açıkça belirtilmediği gibi, dosya kapsamı ve tanık anlatımlarına göre zilyetlik devredilmemiştir. Yerel bilirkişi ve bir kısım tanıklar 1971 yılında vefat eden müşterek muris …’in ölümünden sonra taşınmazın …’in köyde oturan mirasçıları tarafından dönüşümlü olarak kullanıldığını söylemişlerdir. Ölünceye kadar bakım sözleşmesi hukuken geçerli olmadığına ve zilyedlik de devredilmediğine göre mahkemece tarafların tüm delilleri toplanıp müşterek murisin terekesinin yöntemince taksim edilip edilmediği, edilmiş ise hangi mirasçıya hangi taşınmazların kaldığı, çekişmeli parselin taksimde kime düştüğü belirlenmeli bu konudaki deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak karar verilemez. Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.