Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/419 E. 2008/695 K. 15.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/419
KARAR NO : 2008/695
KARAR TARİHİ : 15.02.2008

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 108 ada 142 parsel sayılı 7992,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın mera olup zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine ve çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılan değerlendirme dosya içeriğine uygun değildir. Çekişmeli taşınmaza komşu 108 ada 141 sayılı parsel mera olarak sınırlandırılmış ve tespit kesinleşmiştir. Dava konusu parselin sınırında bulunan ve belgesizden şahıslar adına tespit edilen 143 sayılı parsel ve 145 sayılı parsel hakkında Hazine tarafından aynı hukuki sebebe dayanılarak açılan davalar sonucunda mahkemece 143 sayılı parsel hakkında verilen davanın reddine dair karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.2.2007 tarih 2007/646 esas, 629 karar sayılı ilamıyla, 145 sayılı parsel hakkında verilen davanın reddine ilişkin karar da Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 18.1.2008 tarih 2008/417 esas, 190 karar sayılı ilamları ile çekişmeli taşınmazların 3402 sayılı Yasa’nın 16/B maddesi gereğince mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.143 ve 145 sayılı parsellerin toprak yapısı ve konumu çekişmeli 142 sayılı parsel ile aynı olup bu parseller ile mera olarak kesinleşen 141 parsel arasında ayırıcı nitelikte olarak doğal ya da yapay bir sınır da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca dava konusu taşınmazın komşusu olan meradan kazanıldığının kabulü zorunlu olup eylemli duruma aykırı düşen ve soyut nitelikteki yerel bilirkişi beyanlarına değer verilemeyeceği gibi, uzman ziraatçi bilirkişinin dava konusu taşınmazın mera olmadığı yönündeki raporunun da yasal dayanaktan yoksun olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Yasa’nın 16/B maddesi gereğince mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı Hazine’nin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.2.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.