Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2008/4288 E. 2009/2618 K. 14.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4288
KARAR NO : 2009/2618
KARAR TARİHİ : 14.04.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında, kooperatif üyeliğine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili, davalının üyesi bulunduğu müvekkili kooperatife 937,65-YTL aidat ve 3.352,00-YTL işlemiş faiz borcunun bulunduğunu ve başlatılan icra takibine faiz alacağı bakımından itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Mahkemece, davalının borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, %40 kötüniyet tazminatı olarak 375,00-YTL’nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kooperatif aidat borcunun tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, Borçlar Kanunu’nun 84. maddesi hükmüne göre, faiz ve masrafları ödemede geciken borçlunun, yaptığı kısmi ödeme, alacaklı tarafından öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilebilir. Bu ilke, kooperatif genel kurulunca aksi yönde bir karar alınmadıkça ya da kooperatifte böyle bir uygulamanın varlığı ispatlanmadıkça kooperatif alacaklarında da uygulanır. Bu itibarla, anılan ilkeye aykırı görüşe dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporunun davada esas alınması doğru değildir. Bu durumda mahkemece, davalının borçlarının hangi aylara ve ne miktara ilişkin olduğu aylar itibariyle belirlenmesi, yapılan ödemelerin ödeme tarihleri de göz önüne alınarak davacı kooperatifin mahsup konusundaki BK’nın 84. maddesi hükmünde yer alan imkanı da gözetilmek suretiyle davalının borçlarının tespit edilmesi gerekirken, aksi görüşe dayalı olarak düzenlenen rapora göre yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 14.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.